DrDisk Lab, çok çeşitli cihaz ve platformlardan veri kurtarma konusunda uzmanlaşmış lider bir veri kurtarma ve adli bilişim şirketidir.
Veri Güvenliği ve İş Sürekliliği
Dijital dönüşüm çağında veriler, işletmelerin en değerli varlıkları haline gelmiştir. DrDisk Lab olarak, 10 yılı aşkın sektörel deneyimimiz ve Acronis Gold Partner MSP statümüzle, işletmelerin veri güvenliği ve iş sürekliliği ihtiyaçlarına kapsamlı çözümler sunuyoruz. Bu rehberde, Acronis Bulut Yedekleme Çözümleri’nin tüm yönlerini detaylı olarak ele alacağız. Modern işletmelerin karşılaştığı veri güvenliği zorluklarına karşı en son teknolojileri kullanarak kapsamlı ve güvenilir çözümler sunuyoruz.
Modern işletmelerin veri yönetimi ihtiyaçları sürekli değişmekte ve büyümektedir. DrDisk Lab’ın Acronis Bulut Yedekleme çözümleri, bu dinamik yapıya uyum sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. İşletmenizin büyüme hızına ve ihtiyaçlarına göre dinamik olarak ölçeklenebilen bu çözümler, maliyet etkinliği ve yüksek performansı bir araya getirir.
DrDisk Lab’ın Acronis Bulut Yedekleme çözümleri, işletmenizin büyüme hızına ve ihtiyaçlarına göre dinamik olarak ölçeklenebilir.
Veri yedekleme çözümlerimiz, işletmenizin bütçesine uygun ve verimli bir şekilde tasarlanmıştır:
En üst düzey güvenlik standartları ve yasal gerekliliklere tam uyum:
DrDisk Lab’ın Acronis Bulut Yedekleme çözümleri, en son teknoloji ve güvenlik standartlarına uygun olarak tasarlanmış kapsamlı bir altyapıya sahiptir. Bu altyapı, işletmenizin veri güvenliği ve iş sürekliliği ihtiyaçlarını karşılamak üzere optimize edilmiş, yüksek performanslı ve güvenilir bir sistem sunar.
Tüm yedekleme süreçlerini tek bir noktadan yönetme imkanı:
Güvenilir ve erişilebilir veri depolama çözümleri:
Çok katmanlı güvenlik mimarisi:
DrDisk Lab’ın Acronis Bulut Yedekleme çözümleri, modern işletmelerin ihtiyaç duyduğu tüm yedekleme özelliklerini kapsayan kapsamlı bir teknoloji seti sunar. Bu özellikler, verilerinizin güvenli bir şekilde yedeklenmesini ve gerektiğinde hızlı bir şekilde kurtarılmasını sağlar.
Sistemlerinizin tam ve güvenli kopyasını oluşturma:
Verimli ve hızlı yedekleme stratejileri:
Geniş platform ve sistem desteği:
DrDisk Lab’ın Acronis Bulut Yedekleme çözümleri, yüksek performans ve ölçeklenebilirlik özellikleriyle işletmenizin büyüyen ihtiyaçlarına uyum sağlar. Modern işletmelerin ihtiyaç duyduğu hız ve verimlilik standartlarını karşılayan bu çözümler, kesintisiz ve güvenilir bir hizmet sunar.
Yüksek performanslı yedekleme çözümleri:
Dinamik ve esnek sistem yapısı:
DrDisk Lab’ın Acronis Bulut Yedekleme çözümleri, işletmenizin karşılaşabileceği her türlü felaket senaryosuna karşı hazırlıklıdır. Veri kaybı, sistem arızası veya doğal afet durumlarında bile işletmenizin sürekliliğini sağlayan kapsamlı kurtarma çözümleri sunar.
Kapsamlı kurtarma seçenekleri:
Gerçek hayat senaryolarına hazır çözümler:
DrDisk Lab olarak, müşterilerimize en yüksek kalitede hizmet sunmayı taahhüt ediyoruz. Profesyonel ekibimiz ve gelişmiş destek altyapımızla, işletmenizin veri güvenliği ve iş sürekliliği ihtiyaçlarına 7/24 kesintisiz destek sağlıyoruz.
7/24 teknik destek:
DrDisk Lab olarak, müşterilerimize en iyi hizmeti sunduğumuzdan emin olmak için tüm yeni müşterilerimize özel bir teklif sunuyoruz: İlk 1 Ay Ücretsiz Deneme Süresi!
Neden Ücretsiz Deneme?
Nasıl Başlarım?
Özel Teklif:
Güvencemiz:
İhtiyaçlarınıza yönelik eğitim ve danışmanlık:
Son Güncellenme Tarihi: 27.03.2025
Günümüzün dijital iş dünyasında, kurumsal siber güvenlik stratejik bir öncelik haline gelmiştir. DrDisk Lab olarak, ESET Gold Partner statümüz ve 10+ yıllık sektör deneyimimizle, işletmelere kapsamlı ve entegre kurumsal siber güvenlik çözümleri sunuyoruz. ESET Protect Elite platformumuz, yapay zeka destekli tehdit algılama, gelişmiş siber güvenlik önleme mekanizmaları ve merkezi güvenlik yönetim özellikleriyle kurumsal dijital varlıklarınızı uçtan uca korur. ESET'in 30 yılı aşkın global siber güvenlik deneyimi ve DrDisk Lab'ın yerel uzmanlığıyla, işletmenizin dijital varlıklarını en üst düzeyde güvence altına alır.
Siber tehditlerin sürekli evrim geçirdiği günümüz iş ortamında, güvenilir bir kurumsal siber güvenlik stratejisi kritik önem taşımaktadır. Türkiye'de artan fidye yazılımları, veri ihlalleri ve hedefli saldırılar karşısında işletmeler, proaktif ve bütünleşik güvenlik çözümlerine ihtiyaç duymaktadır. ESET Protect Elite kurumsal güvenlik platformu, yapay zeka destekli tehdit algılama teknolojisi, merkezi güvenlik yönetim konsolu ve kapsamlı uçtan uca koruma özellikleriyle bu ihtiyaçları eksiksiz karşılamak için tasarlanmıştır.
Bu dokümanda, ESET Protect Elite kurumsal güvenlik platformunun sunduğu siber güvenlik avantajlarını, teknik özellikleri, tehdit yönetim kapasitesini ve DrDisk Lab'ın kurumsal müşterilere sağladığı profesyonel siber güvenlik hizmetlerini detaylı olarak inceleyeceğiz. Ayrıca, platform seçiminizdeki yatırım getirisini artıracak sonuçları da analiz edeceğiz.
Günümüzde her kurum, büyüklüğü ne olursa olsun, siber saldırıların hedefi olabilmektedir. ESET Protect Elite ve DrDisk Lab, kuruluşunuzun tüm güvenlik ihtiyaçlarını karşılayan, maliyetleri optimize eden ve siber güvenlik stratejinizin uygulanmasını basitleştiren kapsamlı bir çözüm sunmaktadır.
ESET Protect Elite, kurumsal siber güvenlik alanında lider bir çözüm platformudur. Modern işletmelerin karşılaştığı siber tehditlere karşı çok katmanlı bir koruma sağlar. Platform, yapay zeka destekli tehdit algılama sistemleri, gelişmiş önleme mekanizmaları ve merkezi yönetim özellikleriyle kurumsal ağınızı uçtan uca korur. ESET'in 30 yılı aşkın global deneyimi ve DrDisk Lab'ın yerel uzmanlığıyla, işletmenizin dijital varlıklarını en üst düzeyde güvence altına alır.
ESET Protect Elite, siber saldırıların yalnızca tespit edilmesi ve durdurulmasının ötesinde, potansiyel tehditleri henüz zarar vermeden önleme yeteneğine sahiptir. Platform, geleneksel imza tabanlı güvenlik çözümlerinin ötesine geçerek, davranışsal analiz, makine öğrenimi ve yapay zeka teknolojilerini kullanır. Bu sayede, daha önce görülmemiş, bir çok sıfırıncı gün (zero-day) saldırılarına karşı bile etkili koruma sağlar.
Özellikle Türkiye'deki işletmelerin karşılaştığı özel tehdit ortamı için optimize edilmiş olan ESET Protect Elite, yerel tehdit aktörlerinin taktiklerini ve tekniklerini anlayarak, hedefli saldırılara karşı güçlü bir savunma hattı oluşturur. Aynı zamanda, yüksek performanslı ve düşük sistem kaynağı kullanımı ile karakterize edilen ESET çözümleri, güvenlikten ödün vermeden iş sürekliliğinizi garantiler.
ESET Protect Elite platformu, sadece teknik özellikleriyle değil, kullanıcı dostu arayüzü ve kolay yönetim özellikleriyle de öne çıkar. Kurulum ve yapılandırma süreçlerinden günlük yönetim görevlerine kadar her aşama, kullanıcı deneyimi ön planda tutularak tasarlanmıştır. Bu sayede, kuruluşunuzdaki BT ekibi, karmaşık güvenlik operasyonlarını minimum eğitim ve çaba ile yönetebilir.
Bu bölümde, ESET Protect Elite'in üç temel avantajını detaylı olarak inceleyeceğiz:
ESET Protect Elite'in güçlü güvenlik özellikleri, modern siber tehditlere karşı çok katmanlı bir koruma sağlar:
ESET'in gelişmiş yapay zeka ve makine öğrenimi tabanlı siber güvenlik sistemleri, geleneksel tehdit tespit yöntemlerinin ötesine geçer. Derin öğrenme modelleri ve davranışsal analiz motorları, bilinmeyen siber tehditleri bile yüksek doğrulukla tespit eder.
ESET LiveGuard Advanced sandbox teknolojisi, şüpheli dosya ve süreçleri izole bir ortamda analiz eder. Bu güvenli test ortamında, potansiyel tehditlerin davranışları detaylı olarak incelenir ve zararlı aktiviteler tespit edilir.
7/24 aktif izleme sistemi, tüm güvenlik olaylarını gerçek zamanlı olarak takip eder. Olay korelasyonu ve tehdit istihbaratı entegrasyonu ile potansiyel tehditler erken aşamada tespit edilir.
Tespit edilen tehditlere karşı otomatik müdahale mekanizmaları devreye girer. Zararlı yazılımlar anında izole edilir, sistem geri yükleme noktaları kullanılır ve detaylı olay analizi gerçekleştirilir.
Güvenlik açıklarını henüz istismar edilmeden önce tespit eden ve kapatan proaktif güvenlik sistemi, saldırı yüzeyini minimize eder. Düzenli güvenlik taramaları ve sistem sıkılaştırma ile koruma sürekli güçlendirilir.
Tehdit veritabanı ve güvenlik motorları sürekli güncellenir, yeni tehdit türlerine karşı koruma sağlanır. Güvenlik politikaları otomatik olarak uygulanır ve sistem her zaman en güncel koruma seviyesinde tutulur.
ESET LiveGuard, şüpheli dosya ve süreçleri izole bir ortamda analiz ederek zararlı yazılımları tespit eder ve engeller. Host-based IPS sistemi, ağ seviyesindeki saldırıları gerçek zamanlı olarak engeller. Exploit Blocker, sıfır gün (Zero-Day) açıklarını istismar eden saldırıları tespit eder ve bloklar. Ransomware Shield ise özel algoritmaları ile fidye yazılımı aktivitelerini tespit edip engeller.
Tehdit yönetimi sistemi, tespit edilen tehditlere otomatik olarak müdahale eder. Şüpheli dosya ve süreçler anında izole edilir, sistem geri yükleme noktaları otomatik oluşturulur ve tüm olaylar detaylı olarak raporlanır.
ESET Protect Elite'in merkezi yönetim konsolu, tüm güvenlik operasyonlarınızı tek bir noktadan yönetmenizi sağlar:
ESET Protect Elite'in web tabanlı merkezi yönetim konsolu, tüm güvenlik operasyonlarınızı tek bir noktadan yönetmenizi sağlar. Rol tabanlı erişim kontrolü ile her kullanıcıya görev ve sorumluluklarına göre özel yetkiler tanımlayabilirsiniz.
Merkezi politika yönetimi sistemi, tüm güvenlik yapılandırmalarını organizasyon genelinde standartlaştırmanızı sağlar. Grup bazlı politika ataması ile farklı departman ve kullanıcı grupları için özel güvenlik kuralları tanımlayabilirsiniz.
Otomatik varlık keşfi özelliği ile ağınızdaki tüm cihazları tespit eder ve sürekli izler. Donanım ve yazılım envanterini otomatik olarak günceller, lisans kullanımını takip eder.
ESET Protect Elite'in uzaktan yönetim özellikleri, dağınık BT altyapınızı tek bir noktadan yönetmenizi sağlar. Güvenli uzaktan erişim protokolleri ile tüm endpoint'lere güvenli bir şekilde bağlanabilir, sorunları çözebilir ve güncellemeleri yönetebilirsiniz.
ESET Protect Elite'in teknik altyapısı, modern siber güvenlik tehditleriyle mücadele için özel olarak tasarlanmıştır. Platform, endpoint güvenliğinden ağ korumasına, veri güvenliğinden tehdit önlemeye kadar tüm kritik güvenlik ihtiyaçlarını karşılar. En son teknolojiler ve güvenlik standartlarıyla uyumlu olan bu altyapı, işletmenizin dijital varlıklarını kapsamlı bir şekilde korur.
Modern siber güvenlik ekosistemi, her geçen gün daha karmaşık ve sofistike hale gelen tehditlerle karşı karşıyadır. ESET Protect Elite, bu zorluklara karşı koymak için tasarlanmış, en yeni nesil güvenlik teknolojilerini içeren kapsamlı bir platform sunar. Güvenlik duvarından zararlı yazılım korumasına, veri şifrelemeden kimlik doğrulamaya kadar tüm kritik güvenlik işlevlerini tek bir entegre çözümde birleştirir.
ESET Protect Elite'in teknik altyapısının en önemli özelliklerinden biri, modüler mimarisidir. Bu mimari, işletmenizin mevcut ve gelecekteki güvenlik ihtiyaçlarına göre çözümün özelleştirilebilmesini sağlar. Mevcut BT altyapınıza kolayca entegre olan platform, farklı işletim sistemleri, ağ cihazları ve bulut ortamlarıyla sorunsuz çalışır. Windows, macOS, Linux işletim sistemleri ile birlikte, sanal makineler ve mobil cihazlar için de kapsamlı koruma sunar.
ESET Protect Elite, yüksek performanslı ve düşük sistem kaynak kullanımı ile dikkat çeker. Güvenlik çözümleri genellikle sistem performansını olumsuz etkileyebilir, ancak ESET'in optimize edilmiş mimarisi, minimum sistem kaynağı kullanarak maksimum koruma sağlar. Bu sayede, kurumsal sistemlerinizin performansından ödün vermeden en üst düzey güvenliği elde edersiniz.
Bu bölümde inceleyeceğimiz üç temel teknik bileşen:
Kapsamlı endpoint koruma çözümü, her cihazı ayrı bir güvenlik katmanı olarak değerlendirir:
ESET'in çok katmanlı antivirüs motoru, geleneksel imza tabanlı taramanın ötesinde, davranışsal analiz ve makine öğrenimi teknolojilerini kullanarak kapsamlı bir koruma sağlar.
Gelişmiş güvenlik duvarı sistemi, ağ trafiğini detaylı olarak analiz eder ve potansiyel tehditleri engeller.
Kapsamlı uygulama ve cihaz kontrol sistemi, kurumsal güvenlik politikalarınızı etkin bir şekilde uygulamanızı sağlar.
ESET Protect Elite'in ağ güvenliği çözümleri, kurumsal ağınızı her seviyede korur:
ESET Protect Elite'in ağ güvenliği çözümleri, modern siber tehditlere karşı çok katmanlı bir savunma hattı oluşturur. Yapay zeka destekli IPS/IDS sistemleri, ağ trafiğini gerçek zamanlı olarak analiz eder ve potansiyel saldırıları tespit eder.
SSL/TLS şifreli trafiği güvenli bir şekilde analiz ederek, şifreleme katmanı altında gizlenen tehditleri tespit eder.
ESET Protect Elite'in veri güvenliği çözümleri, hassas kurumsal verilerinizi korumak için şifreleme, DLP ve yedekleme gibi kapsamlı araçlar sunar.
Modern siber güvenlik stratejisinin en kritik bileşenlerinden biri, etkili tehdit yönetimi ve sürekli izlemedir. ESET Protect Elite'in tehdit yönetimi sistemi, tehditleri proaktif olarak tespit eder, analiz eder ve önler. Gelişmiş izleme özellikleri sayesinde, güvenlik ekipleriniz potansiyel tehditleri gerçek zamanlı olarak takip edebilir ve hızlı müdahale edebilir.
Günümüz siber tehdit ortamında, reaktif güvenlik yaklaşımları artık yeterli değildir. ESET Protect Elite, bu gerçekten yola çıkarak, potansiyel tehditleri henüz gerçekleşmeden önce tespit edip etkisiz hale getiren proaktif bir tehdit yönetim sistemi sunar. Platforma entegre edilen yapay zeka ve makine öğrenimi teknolojileri, normal sistem davranışlarını öğrenerek anormallikleri tespit eder ve potansiyel tehditleri işaretler.
Etkili bir siber güvenlik stratejisi için güçlü yönetim araçları ve detaylı raporlama özellikleri şarttır. ESET Protect Elite'in yönetim ve raporlama sistemi, güvenlik operasyonlarınızı tek bir noktadan yönetmenizi ve tüm güvenlik metriklerinizi detaylı olarak izlemenizi sağlar. Bu sayede, kurumsal güvenlik politikalarınızı etkin bir şekilde uygulayabilir ve sürekli iyileştirme için gerekli içgörüleri elde edebilirsiniz.
Bu bölümde inceleyeceğimiz iki temel bileşen:
Tek noktadan tüm güvenlik operasyonlarının kontrolü:
ESET Protect Elite'in web tabanlı merkezi yönetim konsolu, tüm güvenlik operasyonlarınızı tek bir noktadan yönetmenizi sağlar. Rol tabanlı erişim kontrolü ile her kullanıcıya görev ve sorumluluklarına göre özel yetkiler tanımlayabilirsiniz.
Merkezi politika yönetimi sistemi, tüm güvenlik yapılandırmalarını organizasyon genelinde standartlaştırmanızı sağlar. Grup bazlı politika ataması ile farklı departman ve kullanıcı grupları için özel güvenlik kuralları tanımlayabilirsiniz.
Otomatik varlık keşfi özelliği ile ağınızdaki tüm cihazları tespit eder ve sürekli izler. Donanım ve yazılım envanterini otomatik olarak günceller, lisans kullanımını takip eder.
Kapsamlı raporlama araçları ile güvenlik durumunuzu detaylı olarak analiz edebilirsiniz. Tehdit analiz raporları, uyumluluk raporları ve trend analizleri ile güvenlik stratejinizi sürekli iyileştirebilirsiniz.
Sistem performansını sürekli izleyen araçlar ile kaynak kullanımını optimize edebilir, darboğazları tespit edebilir ve kapasite planlaması yapabilirsiniz.
Gelişmiş veri görselleştirme ve analitik araçları ile güvenlik verilerinizi anlamlı içgörülere dönüştürebilirsiniz. Trend analizi ve tahmine dayalı analitik ile proaktif güvenlik kararları alabilirsiniz.
Kapsamlı güvenlik görünürlüğü ve analitik yetenekler:
ESET Protect Elite, global tehdit verilerini analiz ederek, işletmenize yönelik potansiyel tehditleri önceden tespit etmenize yardımcı olur. Sektöre özel tehdit istihbaratı raporları, hedefli saldırı kampanyaları ve yeni ortaya çıkan tehdit trendleri hakkında değerli bilgiler sunar.
Regülasyonlara ve güvenlik standartlarına uyum, modern işletmeler için kritik bir önceliktir. ESET Protect Elite, KVKK, GDPR, ISO 27001 gibi standartlara uyum durumunuzu izlemenize ve raporlamanıza olanak tanır.
Tespit edilen güvenlik olaylarını detaylı olarak analiz eden sistem, olayların kök nedenlerini belirlemenize, etkilerini değerlendirmenize ve gelecekteki olayları önlemenize yardımcı olur.
ESET Protect Elite'in özelleştirilebilir dashboard'ları, güvenlik metriklerinizi görselleştirmenizi ve kuruluşunuzun güvenlik durumunu tek bakışta değerlendirmenizi sağlar.
Zamanlanmış ve otomatik raporlar, güvenlik durumunuzu düzenli olarak gözden geçirmenizi ve paydaşlara raporlamanızı kolaylaştırır.
Uzun vadeli güvenlik trendlerini analiz eden ve gelecekteki tehditleri tahmin etmenize yardımcı olan gelişmiş analitik araçlar, proaktif güvenlik stratejisi geliştirmenize olanak tanır.
Güçlü bir siber güvenlik çözümü, arkasındaki profesyonel destek ve hizmet garantisiyle anlam kazanır. DrDisk Lab olarak, ESET Protect Elite çözümümüzü kapsamlı bir hizmet ve destek paketiyle sunuyoruz. Bu paket, kurulum ve yapılandırma süreçlerinden sürekli optimizasyona, acil durum desteğinden proaktif izlemeye kadar tüm ihtiyaçlarınızı karşılar.
Bu bölümde ele alacağımız üç temel hizmet bileşeni:
Uçtan uca kurumsal hizmet portföyü:
DrDisk Lab uzman ekibi, ESET Protect Elite'in kurumsal ortamınıza sorunsuz entegrasyonunu sağlar. Proje planlama aşamasından başlayarak, mevcut BT altyapınızın detaylı analizi, özel ihtiyaçlarınızın belirlenmesi ve optimum güvenlik mimarisinin tasarlanması süreçlerini yönetiriz.
Kurulumun ardından, sistemin optimum performansla çalışmasını sağlamak için düzenli optimizasyon hizmetleri sunuyoruz. Performans analizi, kaynak kullanımı optimizasyonu ve güvenlik sıkılaştırma çalışmalarıyla sistemin sürekli iyileştirilmesini garanti ediyoruz.
DrDisk Lab'ın uzman güvenlik danışmanları, işletmenizin genel siber güvenlik stratejisinin geliştirilmesi ve uygulanması konusunda destek sağlar. Risk değerlendirmesi, güvenlik politikalarının oluşturulması ve uyumluluk gereksinimlerinin karşılanması gibi kritik alanlarda uzmanlık sunuyoruz.
İşletmenizin siber güvenlik operasyonlarını kısmen veya tamamen dışarıdan yönetilmesini sağlayan hizmetler sunuyoruz. Bu hizmet modeli, dahili BT kaynaklarınızı stratejik projelerinize odaklamanızı sağlarken, güvenlik operasyonlarınızın uzman bir ekip tarafından 7/24 yönetilmesini garanti eder.
Güvenilir hizmet ve destek garantisi:
Sorunlar ortaya çıkmadan önce tespit edilmesi ve çözülmesi, başarılı bir siber güvenlik stratejisinin temelidir. Proaktif hizmetlerimiz, sistemlerinizin sağlığını sürekli izler, performans optimizasyonu sağlar ve potansiyel güvenlik açıklarını önceden tespit eder.
Olası bir siber güvenlik olayı durumunda, hızlı ve etkili müdahale kritik önem taşır. Acil durum destek ekibimiz, kriz durumlarında anında devreye girer, zararı minimize eder ve sistemlerinizi en kısa sürede normal çalışma durumuna döndürür.
DrDisk Lab olarak, kurumsal müşterilerimize aşağıdaki SLA taahhütlerini sunuyoruz:
DrDisk Lab, ESET'in Türkiye'deki Gold Partner'ı olarak, kurumsal siber güvenlik alanında 10 yılı aşkın deneyime sahiptir. Uzman kadromuz, sürekli gelişen teknoloji altyapımız ve müşteri odaklı yaklaşımımızla, işletmenizin siber güvenlik ihtiyaçları için en uygun çözümleri sunarız. ESET Protect Elite platformunu tercih ettiğinizde, sadece bir güvenlik çözümü değil, güvenilir bir teknoloji ortağı da kazanırsınız.
Bu bölümde inceleyeceğimiz üç temel değer önerimiz:
Kurumsal siber güvenliğin güvenilir adresi:
DrDisk Lab, siber güvenlik alanında 10 yılı aşkın deneyime sahiptir. Bu süre boyunca, farklı sektörlerde ve ölçeklerde yüzlerce kurumsal müşteriye hizmet verdik, her birinin benzersiz güvenlik ve disaster recovery ihtiyaçlarını başarıyla karşıladık.
Teknik ekibimiz, sektörün önde gelen siber güvenlik sertifikalarına sahiptir. ESET'in Gold Partner'ı olarak, ürün ailesinde tam yetkinliğe sahibiz ve müşterilerimize en üst düzeyde teknik destek sunabiliyoruz.
Yıllar içinde, çeşitli sektörlerde yüzlerce başarılı siber güvenlik projesi gerçekleştirdik. Bu projeler, basit endpoint korumasından karmaşık SOC (Güvenlik Operasyon Merkezi) kurulumlarına kadar geniş bir yelpazede uzanmaktadır.
DrDisk Lab olarak, siber güvenlik teknolojilerindeki en son gelişmeleri yakından takip ediyor ve müşterilerimize sunduğumuz çözümlere entegre ediyoruz. ESET'in yapay zeka destekli tehdit algılama sistemleri, gelecek nesil endpoint koruması ve gelişmiş tehdit istihbaratı, teknoloji portföyümüzün temelini oluşturuyor.
Sürekli gelişen siber tehdit ortamında, teknolojik yenilikler kritik öneme sahiptir. DrDisk Lab olarak, gelecek nesil güvenlik çözümlerini geliştirmek için düzenli olarak Ar-Ge yatırımları yapıyoruz.
DrDisk Lab, ESET'in güçlü güvenlik çözümlerini diğer lider teknoloji sağlayıcılarının ürünleriyle entegre ederek, kapsamlı ve bütünleşik bir güvenlik ekosistemi sunar.
Sizin ihtiyaçlarınız, bizim önceliğimiz:
DrDisk Lab olarak, her müşterimizin benzersiz ihtiyaçlarını ve zorluklarını anlıyor, bu doğrultuda özelleştirilmiş siber güvenlik çözümleri sunuyoruz. Standart paketler yerine, işletmenizin spesifik gereksinimlerine göre şekillendirilmiş güvenlik stratejileri geliştiriyoruz.
Müşteri memnuniyeti felsefemizin merkezinde, reaktif değil proaktif bir destek yaklaşımı yer alır. Sorunlar ortaya çıkmadan önce tespit edilmesi ve çözülmesi, başarılı bir siber güvenlik stratejisinin temelidir. Proaktif hizmetlerimiz, sistemlerinizin sağlığını sürekli izler, performans optimizasyonu sağlar ve potansiyel güvenlik açıklarını önceden tespit eder.
DrDisk Lab olarak, müşterilerimizle tek seferlik satış ilişkisi değil, uzun vadeli stratejik ortaklıklar kurmayı hedefliyoruz. Güvenlik ihtiyaçlarınızın zaman içinde gelişimini destekliyor, büyümenize paralel olarak güvenlik stratejinizi güncelliyoruz.
ESET Protect Elite ile rekabetçi üstünlükler:
DrDisk Lab ve ESET Protect Elite, KOBİ'lerden kurumsal işletmelere kadar her ölçekteki organizasyon için optimum güvenlik çözümleri sunar. Ölçeklenebilir mimarisi sayesinde, işletmenizin büyümesine paralel olarak güvenlik altyapınız da sorunsuzca büyüyebilir.
Müşteri memnuniyeti en büyük önceliğimizdir. Her projemizde %100 müşteri memnuniyeti hedefliyor ve bu hedefe ulaşmak için tüm kaynaklarımızı seferber ediyoruz. Memnuniyetiniz tam olmadığı sürece projemizi tamamlanmış saymıyoruz.
DrDisk Lab olarak, farklı bütçe ve ihtiyaçlara uygun esnek fiyatlandırma seçenekleri sunuyoruz. Abonelik bazlı modellerden perpetual lisanslara, işletme içi çözümlerden bulut tabanlı hizmetlere kadar çeşitli seçenekler arasından seçim yapabilirsiniz.
ESET Protect Elite, mevcut BT altyapınıza sorunsuz entegre olacak şekilde tasarlanmıştır. Açık API'ler ve geniş entegrasyon imkanları sayesinde, güvenlik çözümünüzü diğer iş kritik sistemlerle kolayca bütünleştirebilirsiniz.
DrDisk Lab olarak, kurumsal müşterilerimizin siber güvenlik ihtiyaçları için 7/24 hizmetinizdeyiz. ESET Protect Elite kurumsal siber güvenlik çözümleri hakkında detaylı bilgi almak, ücretsiz deneme süresinden faydalanmak ve özel siber güvenlik çözümlerimizi keşfetmek için size en uygun iletişim kanalından ulaşabilirsiniz.
Veri Güvenliği ve İş Sürekliliği
Dijital dönüşüm çağında veriler, işletmelerin en değerli varlıkları haline gelmiştir. DrDisk Lab olarak, 10 yılı aşkın sektörel deneyimimiz ve Acronis Gold Partner MSP statümüzle, işletmelerin veri güvenliği ve iş sürekliliği ihtiyaçlarına kapsamlı çözümler sunuyoruz. Bu rehberde, Acronis Bulut Yedekleme Çözümleri’nin tüm yönlerini detaylı olarak ele alacağız. Modern işletmelerin karşılaştığı veri güvenliği zorluklarına karşı en son teknolojileri kullanarak kapsamlı ve güvenilir çözümler sunuyoruz.
Modern işletmelerin veri yönetimi ihtiyaçları sürekli değişmekte ve büyümektedir. DrDisk Lab’ın Acronis Bulut Yedekleme çözümleri, bu dinamik yapıya uyum sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. İşletmenizin büyüme hızına ve ihtiyaçlarına göre dinamik olarak ölçeklenebilen bu çözümler, maliyet etkinliği ve yüksek performansı bir araya getirir.
DrDisk Lab’ın Acronis Bulut Yedekleme çözümleri, işletmenizin büyüme hızına ve ihtiyaçlarına göre dinamik olarak ölçeklenebilir.
Veri yedekleme çözümlerimiz, işletmenizin bütçesine uygun ve verimli bir şekilde tasarlanmıştır:
En üst düzey güvenlik standartları ve yasal gerekliliklere tam uyum:
DrDisk Lab’ın Acronis Bulut Yedekleme çözümleri, en son teknoloji ve güvenlik standartlarına uygun olarak tasarlanmış kapsamlı bir altyapıya sahiptir. Bu altyapı, işletmenizin veri güvenliği ve iş sürekliliği ihtiyaçlarını karşılamak üzere optimize edilmiş, yüksek performanslı ve güvenilir bir sistem sunar.
Tüm yedekleme süreçlerini tek bir noktadan yönetme imkanı:
Güvenilir ve erişilebilir veri depolama çözümleri:
Çok katmanlı güvenlik mimarisi:
DrDisk Lab’ın Acronis Bulut Yedekleme çözümleri, modern işletmelerin ihtiyaç duyduğu tüm yedekleme özelliklerini kapsayan kapsamlı bir teknoloji seti sunar. Bu özellikler, verilerinizin güvenli bir şekilde yedeklenmesini ve gerektiğinde hızlı bir şekilde kurtarılmasını sağlar.
Sistemlerinizin tam ve güvenli kopyasını oluşturma:
Verimli ve hızlı yedekleme stratejileri:
Geniş platform ve sistem desteği:
DrDisk Lab’ın Acronis Bulut Yedekleme çözümleri, yüksek performans ve ölçeklenebilirlik özellikleriyle işletmenizin büyüyen ihtiyaçlarına uyum sağlar. Modern işletmelerin ihtiyaç duyduğu hız ve verimlilik standartlarını karşılayan bu çözümler, kesintisiz ve güvenilir bir hizmet sunar.
Yüksek performanslı yedekleme çözümleri:
Dinamik ve esnek sistem yapısı:
DrDisk Lab’ın Acronis Bulut Yedekleme çözümleri, işletmenizin karşılaşabileceği her türlü felaket senaryosuna karşı hazırlıklıdır. Veri kaybı, sistem arızası veya doğal afet durumlarında bile işletmenizin sürekliliğini sağlayan kapsamlı kurtarma çözümleri sunar.
Kapsamlı kurtarma seçenekleri:
Gerçek hayat senaryolarına hazır çözümler:
DrDisk Lab olarak, müşterilerimize en yüksek kalitede hizmet sunmayı taahhüt ediyoruz. Profesyonel ekibimiz ve gelişmiş destek altyapımızla, işletmenizin veri güvenliği ve iş sürekliliği ihtiyaçlarına 7/24 kesintisiz destek sağlıyoruz.
7/24 teknik destek:
DrDisk Lab olarak, müşterilerimize en iyi hizmeti sunduğumuzdan emin olmak için tüm yeni müşterilerimize özel bir teklif sunuyoruz: İlk 1 Ay Ücretsiz Deneme Süresi!
Neden Ücretsiz Deneme?
Nasıl Başlarım?
Özel Teklif:
Güvencemiz:
İhtiyaçlarınıza yönelik eğitim ve danışmanlık:
Günümüz dijital ekosisteminde, veriler bir organizasyonun en değerli varlığıdır. Her saniye milyonlarca veri noktası üretilirken, tek bir veri kaybı felaketi tüm bir organizasyonun operasyonlarını durdurabilir. SQL Server yedekleme stratejisi, sadece bir BT prosedürü değil, aynı zamanda iş sürekliliğinin temel bir güvencesidir.
Potansiyel veri kaybı senaryoları:
-- Gelişmiş yedekleme politikası için dinamik yapılandırma
DECLARE @BackupStrategy TABLE (
DatabaseName NVARCHAR(255),
BackupType NVARCHAR(50),
Frequency INT,
RetentionDays INT,
CompressionLevel INT
);
INSERT INTO @BackupStrategy
(DatabaseName, BackupType, Frequency, RetentionDays, CompressionLevel)
VALUES
('MainDatabase', 'FULL', 1, 30, 5),
('TransactionDB', 'TRANSACTION_LOG', 4, 7, 7),
('ArchiveDatabase', 'DIFFERENTIAL', 2, 14, 3);
-- Gelişmiş backup kullanıcısı oluşturma
CREATE LOGIN BackupManagerAdvanced
WITH PASSWORD = 'Komp13xG&venlikP@rolu2024!',
CHECK_POLICY = ON,
CHECK_EXPIRATION = ON;
-- Rol ataması
ALTER SERVER ROLE [dbcreator] ADD MEMBER [BackupManagerAdvanced];
ALTER SERVER ROLE [sysadmin] ADD MEMBER [BackupManagerAdvanced];
-- Yedekleme performans izleme
CREATE VIEW BackupPerformanceMetrics AS
SELECT
database_name,
backup_start_date,
backup_finish_date,
DATEDIFF(SECOND, backup_start_date, backup_finish_date) AS backup_duration_seconds,
backup_size_bytes / 1024 / 1024 AS backup_size_mb
FROM msdb.dbo.backupset;
-- Yasal uyumluluk için otomatik arşivleme
CREATE PROCEDURE AutoArchiveOldBackups
AS
BEGIN
DECLARE @RetentionPeriod INT = 365;
DELETE FROM msdb.dbo.backupset
WHERE backup_finish_date < DATEADD(DAY, -@RetentionPeriod, GETDATE());
END
-- Azure Blob Storage'a yedekleme
BACKUP DATABASE [MainDatabase]
TO URL = 'https://mystorageaccount.blob.core.windows.net/backups/MainDatabase.bak'
WITH COMPRESSION, STATS = 10;
CREATE PROCEDURE GenerateBackupHealthReport
AS
BEGIN
SELECT
database_name,
MAX(backup_finish_date) AS last_backup_time,
COUNT(*) AS total_backups,
SUM(backup_size) / 1024 / 1024 / 1024 AS total_backup_size_gb
FROM msdb.dbo.backupset
GROUP BY database_name;
END
Başarılı bir yedekleme stratejisi, statik bir yapı değil, sürekli adapte olan dinamik bir sistemdir. Teknolojinin hızla değiştiği günümüzde, yedekleme yaklaşımlarınızı da sürekli güncellemek ve optimize etmek kritik önem taşımaktadır.
USBSTOR kayıtları, Windows işletim sistemlerinde USB depolama cihazlarının bağlantılarını, kullanımlarını ve özelliklerini belirlemek için kritik öneme sahip adli bilişim artifactlarıdır. Bu kayıtlar, forensic incelemelerde cihaz bağlantı zamanları, cihaz türleri, seri numaraları ve kullanım geçmişi gibi değerli bilgileri ortaya çıkarır. Bu teknik analiz dokümanı, USBSTOR kayıtlarının mimari yapısını, veri içeriğini, analiz yöntemlerini ve adli bilişim perspektifinden önemini detaylı olarak incelemektedir.
USBSTOR, Windows işletim sistemlerinde USB Mass Storage Class (MSC) sürücüsünün bir bileşeni olarak, USB depolama cihazlarının tanımlanması, yüklenmesi ve yönetilmesi amacıyla kullanılan anahtar Registry yapısıdır. Bu sürücü, Windows PnP (Plug and Play) mimarisi içinde konumlandırılmış olup, USB depolama aygıtlarıyla iletişimi sağlayan katmanlı bir yapının parçasıdır.
USB aygıt tanımlama katmanları:
Windows işletim sistemi, bir USB depolama cihazı bağlandığında, aşağıdaki işlem akışını izler:
HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\CurrentControlSet\Enum\USBSTOR
Bu konum, PnP alt sisteminin USB depolama cihazlarının donanım kimliklerini ve kurulum parametrelerini sakladığı hiyerarşik veritabanıdır. CurrentControlSet
aktif sistem yapılandırmasına işaret eden dinamik bir bağlantıdır ve gerçekte aşağıdaki konumlardan birine yönlendirilir:
HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\ControlSet001
HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\ControlSet002
Windows başlangıç süreci sırasında, LastKnownGood yapılandırması temelinde hangi ControlSet'in kullanılacağı belirlenir ve bu yapılandırma CurrentControlSet
sembolik bağlantısı ile erişilebilir hale getirilir.
HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\CurrentControlSet\Enum\USB
Bu alt anahtar, sistem tarafından tanımlanan tüm USB aygıtlarının Vendor ID (VID) ve Product ID (PID) bilgilerini içerir. Her USB aygıtı, benzersiz bir VID/PID kombinasyonuyla ve Interface Descriptor bilgileriyle temsil edilir.
HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\MountedDevices
Biçimlendirilmiş bölümlerin mantıksal sürücü harflerine eşleştirildiği binary veri yapılarını içerir. Her değer, Volume GUID ve sürücü harfi atamaları için binary disk tanımlayıcı veri yapılarını (disk signature, partition offset) barındırır.
HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\CurrentControlSet\Services\USBSTOR
USB depolama sürücüsünün yükleme parametrelerini, Windows başlangıç davranışını ve çalışma modlarını tanımlar.
HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\CurrentControlSet\Control\DeviceClasses
Cihaz arabirim GUID'lerine (örn. {53f56307-b6bf-11d0-94f2-00a0c91efb8b}
- disk cihazları için) göre gruplandırılmış, tüm bağlanan cihazların kapsamlı bir veritabanını içerir.
HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\CurrentControlSet\Control\StorageDevicePolicies
USB depolama cihazlarıyla ilgili yazma koruması, erişim kısıtlamaları gibi sistem genelindeki politikaları tanımlar.
HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\Windows NT\CurrentVersion\Portable Devices
USB taşınabilir cihazlar için WPD (Windows Portable Devices) arabirim ve erişim bilgilerini içerir.
USBSTOR altındaki anahtar isimleri katı bir hiyerarşik yapı şablonu takip eder:
Disk&Ven_{VendorID}&Prod_{ProductID}&Rev_{RevisionCode}\{UniqueInstanceID}
Bu yapıyı oluşturan bileşenler şu şekilde elde edilir:
xxxxxxxxxx&0
Örnek bir USBSTOR anahtar yapısı:
USBSTOR\Disk&Ven_SanDisk&Prod_Ultra&Rev_1.00\0123456789ABCDEF&0
Bu örnekte:
USBSTOR kayıtlarındaki her benzersiz cihaz kimliği, aşağıdaki yapıda alt anahtarlar içerir:
HKLM\SYSTEM\CurrentControlSet\Enum\USBSTOR\...\{UniqueInstanceID}\Properties
Bu anhtarın altında {83da6326-97a6-4088-9453-a1923f573b29}
şeklinde GUID değerleri bulunur ve bu değerler belirli property kategorilerine işaret eder:
Bu veri yapıları binary formatta saklanır ve genellikle FILETIME formatında kodlanmış zaman damgalarını içerir.
HKLM\SYSTEM\CurrentControlSet\Enum\USBSTOR\...\{UniqueInstanceID}\Device Parameters
Bu anahtar, depolama cihazının fiziksel ve mantıksal özelliklerini tanımlayan parametreleri içerir:
HKLM\SYSTEM\CurrentControlSet\Enum\USBSTOR\...\{UniqueInstanceID}\LogConf
Bu anahtar, cihazın kaynak atama yapılandırması ile ilgili bilgileri içerir ve genellikle depolama cihazları için boş olur.
Registry anahtarlarının LastWrite zamanları, $STANDARD_INFORMATION
veri yapısında saklanır ve USB cihazıyla ilgili aktivitelerin zamanlamasını belirlemek için kritik öneme sahiptir. Aşağıdaki zaman türleri analiz edilmelidir:
LastWrite zamanları, Windows registry hücre yapısında depolanan 64-bit FILETIME değerleridir ve 1601-01-01 UTC'den itibaren geçen 100 nanosaniyelik aralıkları temsil eder. Bu zamanlar, USB cihaz aktivitesinin adli zaman çizelgesinde temel noktaları oluşturur.
Windows 7 ve sonrası işletim sistemlerinde, ContainerID
GUID değeri, farklı arayüzler veya sürücüler arasında aynı fiziksel cihazı ilişkilendirmek için kullanılır. Bu, bir USB cihazın içindeki birden fazla fonksiyon (örn. depolama + kart okuyucu) arasında ilişki kurmak için kritik öneme sahiptir.
ContainerID, Windows'un çeşitli registry konumlarında cihaz ilişkilendirmelerini izleme ve birden çok arabirime sahip tek bir fiziksel cihazı tanımlama amacıyla kullanılır.
USBSTOR kayıtlarını analiz etmek için, sistem SYSTEM hive dosyası adli kopyasının (%WINDIR%\System32\config\SYSTEM) aşağıdaki yöntemlerle incelenmesi gerekir:
regf
başlık yapısı (4KB)Forensic zaman çizelgesi oluşturmak için şu veri noktaları çıkarılmalıdır:
Bu zamanlar, FILETIME formatında (64-bit değer, 100 nanosaniyelik aralıklar, 1601-01-01 GMT'den beri) saklanır ve forensic analiz için epoch zamanı veya insan tarafından okunabilir bir formata dönüştürülmelidir.
Aşağıdaki GUID ve tanımlayıcılar, farklı Registry konumlarındaki USB cihaz verilerini ilişkilendirmek için kullanılır:
ParentIdPrefix değeri, cihazın hangi fiziksel USB portuna bağlandığını belirlemek için kullanılır:
Örnek: 8&21F39B80&0
ParentIdPrefix değerini analiz etmek:
MountedDevices anahtarındaki binary veriler, sürücü harflerini fiziksel cihazlara bağlayan kritik bilgileri içerir. Bu verilerin formatı:
\DosDevices\X: = [Binary Data]
Binary veri yapısı (Windows Vista ve sonrası):
USB cihazlar için çapraz doğrulama yapmak üzere şu değerler analiz edilmelidir:
Windows Olay Günlükleri, USB cihazların takılması ve çıkarılmasına ilişkin önemli olayları kaydeder ve USBSTOR Registry kayıtlarıyla ilişkilendirilebilir:
Bu olay kayıtları, USBSTOR Registry kayıtlarında bulunan zamanlar ile eşleştirilerek, cihaz bağlantısı ve kullanımı hakkında daha kesin bir adli zaman çizelgesi oluşturulmasına olanak tanır.
regf
başlık alanının değiştirilmesiUSB manipülasyon araçlarının kullanımı, şu artefactları bırakır:
Anormal Registry davranışlarını tespit etmek için şu metrikleri izleyin:
Anti-forensic teknikleri aşmak için, şu kaynaklardan oluşturulan zaman çizelgelerini karşılaştırın:
Registry yapısını geçmiş zamanlardan yeniden oluşturmak için:
Windows Setup API, cihaz kurulumlarını %windir%\inf\setupapi.dev.log
dosyasında kaydeder. Bu günlükler, aşağıdaki bilgileri içerir:
Prefetch dosyaları (%windir%\Prefetch\*.pf
), USB sürücülerden çalıştırılan uygulamaların izlerini şu bilgilerle birlikte içerebilir:
Windows Explorer kısayol (LNK) dosyaları, USB cihazlardan erişilen dosyalara dair önemli bilgiler içerir:
Windows 7 ve sonrası için JumpList dosyaları, USB cihazlara ilişkin kullanım geçmişini kaydeder:
Windows Explorer görünüm ayarları (ShellBags), USB cihazların kullanımını gösteren kanıtlar içerir:
Web tarayıcıları ve uygulamalar, USB cihazlardan açılan dosyalar veya cihazlarla ilgili erişim izleri içerebilir:
Windows, USB depolama cihazlarının otomatik başlatma davranışlarını da kaydeder:
HKCU\Software\Microsoft\Windows\CurrentVersion\Explorer\MountPoints2
anahtarıWindows Etkinlik Günlüğü ve PowerShell komut geçmişi, USB cihazlarla ilgili ekstra veriler sağlayabilir:
USBSTOR Registry kayıtları, Windows işletim sistemlerinde USB depolama cihazlarının adli analizinde kritik öneme sahiptir. Bu kayıtlar, cihaz tanımlama bilgileri, bağlantı zamanları ve kullanım geçmişi gibi değerli adli bilişim verilerini içerir.
Gelecekteki araştırma alanları şunları içerebilir:
Bu doküman, USBSTOR kayıtlarının yapısını, içeriğini ve adli bilişim analizinde kullanımını detaylı olarak açıklamaktadır. Adli bilişim uzmanları için kapsamlı bir referans kaynağı olarak hazırlanmıştır.
ShellBags, Windows işletim sisteminde kullanıcıların dosya gezgini tercihlerini saklayan Registry kayıtlarıdır. Bu görünüşte basit yapılar, adli bilişim uzmanları için kullanıcı davranışlarını, erişilen kaynakları ve zaman çizelgelerini belirlemede altın değerinde bilgiler barındırır. Bu makale, ShellBags'in yapısını, adli bilişim analizinde nasıl kullanıldığını ve anti-forensic tekniklere karşı nasıl değerlendirilebileceğini incelemektedir.
ShellBags, kullanıcıların Windows Dosya Gezgini'nde klasörleri nasıl görüntülediğine dair tercihlerini kaydeden Registry tabanlı artifactlerdir. Bu bilgiler şunları içerir:
Bu veriler, kullanıcı deneyimini iyileştirmek ve kişiselleştirilmiş bir arayüz sunmak için tasarlanmıştır. Kullanıcılar bir klasörü tekrar açtığında, Windows bu bilgileri kullanarak klasörü son tercih edilen görünümde sunar.
Windows sürümlerine göre hafif farklılıklar gösterse de, ShellBags bilgileri temel olarak dört ana Registry konumunda saklanır:
HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows\Shell\BagMRU
HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows\Shell\Bags
HKEY_CURRENT_USER\Software\Classes\Local Settings\Software\Microsoft\Windows\Shell\BagMRU
HKEY_CURRENT_USER\Software\Classes\Local Settings\Software\Microsoft\Windows\Shell\Bags
ShellBags verilerinin yapısı karmaşık ancak anlaşılabilir bir hiyerarşiye sahiptir:
BagMRU alt anahtarları, dosya sistemindeki klasör yapısını yansıtan hiyerarşik bir düzene sahiptir:
Her alt anahtar, belirli bir klasörün benzersiz bir tanımlayıcısını (Shell ID) içerir ve bu tanımlayıcı, görünüm bilgilerinin saklandığı ilgili "Bags" kaydına bağlanır.
Bags anahtarı, her bir klasörün görünüm ayarlarını saklayan yapıdır:
ShellBags kayıtları binary formatta saklanır ve doğru analiz için deşifre edilmesi gerekir:
ShellBags kayıtları, dosya sisteminden tamamen silinmiş klasör ve dosyaların varlığının kanıtlanmasında kritik rol oynar:
ShellBags, kullanıcı aktivitelerinin zaman çizelgesini oluşturmada değerli bilgiler sunar:
ShellBags kayıtları, harici cihazların kullanımıyla ilgili zengin veriler sağlar:
Uzak kaynaklara erişimin izleri ShellBags'te saklanır:
ShellBags zaman damgalarının diğer sistem artifactleri ile korelasyonu:
Silinen veya erişilemeyen klasörlerin yapısının yeniden oluşturulması:
Kullanıcı davranışlarının ortaya çıkarılması ve profillenmesi:
Faillar tarafından ShellBags kayıtlarının silinmesi veya değiştirilmesi:
İleri düzey manipülasyon teknikleri:
İşletim sistemi düzeyindeki anti-forensic teknikler:
Yanıltıcı kayıt oluşturma teknikleri:
Anti-forensic faaliyetlerin tespit edilmesi için zaman bazlı analizler:
Silinmiş veya değiştirilmiş Registry verilerinin kurtarılması:
Sistemin bütünsel olarak değerlendirilmesi:
ShellBags analizinde kullanılan en gelişmiş araçlar:
Kapsamlı analiz platformları:
Son teknoloji yaklaşımlar:
Senaryo: Bir şirket çalışanının gizli şirket verilerini USB belleğe kopyaladıktan sonra işten ayrılması
ShellBags Bulgular:
Sonuç: ShellBags kayıtları sayesinde hangi verilerin çalındığı tam olarak belgelendi ve yasal süreçte delil olarak kullanıldı.
Senaryo: Bir sistem yöneticisinin, yetkisi olmayan kullanıcı klasörlerine erişimi ve kanıtları silme girişimi
ShellBags Bulgular:
Sonuç: ShellBags analiziyle yöneticinin hangi kullanıcı verilerine eriştiği ve kanıtları silme girişimi belgelendi.
Senaryo: Hedefli bir APT saldırısında kötü amaçlı yazılımın sistemde hareket yolu ve erişilen veriler
ShellBags Bulgular:
Sonuç: ShellBags analiziyle APT grubunun davranış biçimi ve hedefleri belgelenerek, benzer sistemlerin korunması için önlemler alındı.
ShellBags analizinin adli bilişim alanındaki önemi giderek artmaktadır. Bu Registry tabanlı artifactler, anti-forensic girişimlere rağmen kalıcı ve değerli izler bırakır. ShellBags, kullanıcı aktivitelerini takip etmede, silinen verilerin varlığını kanıtlamada ve şüpheli davranışları tespit etmede kritik bir rol oynar.
Adli bilişimcilerin ShellBags analizinde başarılı olabilmesi için:
Gelecekte, işletim sistemi güncellemeleri ve yeni teknolojilerle ShellBags yapısı değişebilir. Adli bilişim uzmanları, bu değişikliklere ayak uydurmak ve yeni analiz yöntemleri geliştirmek için sürekli öğrenme ve araştırma yapmalıdır.
ShellBags analizi, adli bilişim alanında "her silinme işlemi bir iz bırakır" prensibinin en iyi örneklerinden biridir. Faillar tarafından izlerini silme çabaları, ustalıkla uygulanan adli bilişim teknikleriyle tespit edilebilir, böylece dijital gerçeklik tam olarak ortaya çıkarılabilir.
Data Loss Prevention (DLP), işletmelerin dijital varlıklarını korumak ve hassas verilerinin sızmasını önlemek için kullanılan bir dizi teknoloji ve süreçtir. Modern dünyada veri, bir şirketin en önemli varlığıdır; bu nedenle, veri kaybı yalnızca finansal kayıplara değil, aynı zamanda itibar kaybına ve yasal sorunlara da yol açabilir. DLP, bu tür riskleri önlemek için tasarlanmış bir savunma hattıdır. Aşağıda, DLP’nin ne olduğu, nasıl çalıştığı, uygulama alanları, zorlukları ve geleceği detaylı bir şekilde ele alınmıştır.
DLP, bir organizasyonun hassas bilgilerini korumak için geliştirilmiş teknolojiler, politikalar ve prosedürlerin birleşimidir. DLP kullanımında amaç hassas verilerin (kredi kartı bilgileri, müşteri kayıtları veya ticari sırları vb.) yetkisiz kişilere ulaşmasını engellemek ve KVKK, GDPR, HIPAA veya PCI-DSS gibi yasal düzenlemelere uygunluğu desteklemektir. Bununla birlikte DLP'in amaçlarından biri de iç tehditlere (çalışanların kasıtlı veya kazara veri ihlali yapması) karşı korumayı sağlamaktır.
DLP çözümleri, üç temel prensip üzerine inşa edilmiştir:
1. Veri Keşfi ve Sınıflandırması:
DLP sistemleri, organizasyonun veri ortamını tarayarak hangi verilerin hassas olduğunu belirler. Bu sistemler, e-posta sunucularını, bulut depolama hizmetlerini ve yerel dosya sistemlerini analiz eder. Analiz sonucunda veriler, kişisel veriler (ad, adres, kimlik numarası), finansal veriler (kredi kartı bilgileri, banka hesap bilgileri) ve ticari sırlar (proje planları, teknik tasarımlar) gibi kategorilere ayrılır.
2. Veri Hareketlerini İzleme ve Kontrol Etme:
DLP sistemleri, verilerin organizasyon içinde ve dışındaki hareketlerini sürekli olarak izler ve kontrol eder. Örneğin, bir çalışanın hassas bir belgeyi USB cihazına kopyalaması veya şirket dışına hassas bilgilerin e-posta yoluyla gönderilmesi gibi durumlar bu sistemler tarafından tespit edilir ve gerektiğinde müdahale edilir. Bu sayede veri güvenliği ihlalleri engellenmiş olur.
3. Politika Uygulama ve Müdahale:
DLP sistemleri, önceden belirlenmiş kurallara göre veri hareketlerini kontrol ederek olası ihlalleri tespit eder. Bu tür durumlarda, işlemi engellemek, yöneticiye bildirim göndermek veya kullanıcıyı uyarmak gibi aksiyonlar alınabilir. Bu sayede, hassas verilerin korunması ve güvenlik politikalarına uyum sağlanması hedeflenir.
DLP çözümleri, kullanım alanlarına göre üç ana kategoriye ayrılır:
Finans Sektörü:
DLP çözümleri, finans sektöründe sahtekarlığa ve veri ihlallerine karşı hassas bilgileri korumak için kullanılır. Özellikle kredi kartı bilgileri gibi finansal veriler, yalnızca yetkilendirilmiş kullanıcılar tarafından paylaşılabilir. Bu şekilde, finansal bilgilerin güvenliği sağlanarak potansiyel veri ihlalleri önlenir.
Sağlık Sektörü:
Hasta bilgileri ve sağlık kayıtları gibi hassas veriler, DLP çözümleriyle korunur. Elektronik sağlık kayıtlarının yetkisiz kişilere gönderilmesinin engellenmesi, hasta gizliliğini ve sağlık sektöründeki yasal düzenlemelere uyumu sağlar. Bu, hasta bilgilerinin kötüye kullanımını önlemede önemli bir rol oynar.
Üretim ve Teknoloji:
Üretim ve teknoloji alanında DLP çözümleri, AR-GE çalışmaları ve ürün tasarımları gibi fikri mülkiyeti korur. Örneğin, yeni bir ürün prototipi dışarıya gönderilmeden önce onay mekanizmasından geçer. Bu sayede, ticari sırların ve yenilikçi projelerin sızdırılması engellenir.
Eğitim Kurumları:
DLP sistemleri, eğitim kurumlarında öğrenci kayıtları ve personel bilgileri gibi hassas verilerin güvenliğini sağlar. Örneğin, öğrenci bilgilerini içeren dosyalar yalnızca yetkili kullanıcılar tarafından görüntülenebilir. Bu da hem öğrenci bilgilerinin korunmasını hem de eğitim kurumlarının yasal yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlar.
DLP, modern işletmelerin dijital varlıklarını koruma ve hassas verilerinin yetkisiz erişimlere karşı güvenliğini sağlama konusunda kritik bir savunma hattı sunar. Bu çözümler, yalnızca veri kaybını önlemekle kalmaz, aynı zamanda organizasyonların yasal uyumluluğunu artırır, marka itibarını korur ve operasyonel riskleri azaltır.
DLP’nin sağladığı avantajlar, hassas verilerin görünürlüğünü artırmaktan, gerçek zamanlı izleme ve müdahaleye kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Finans, sağlık, üretim, teknoloji ve eğitim gibi çeşitli sektörlerde uygulanabilir olması, bu sistemlerin geniş bir kullanım alanına sahip olduğunu göstermektedir.
Ağ, uç nokta ve bulut tabanlı DLP çözümleri, veri güvenliği stratejilerinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. İşletmeler, DLP çözümleri ile hem iç hem de dış tehditlere karşı etkin bir şekilde korunabilir ve hassas bilgilerini güvende tutabilir.
Sonuç olarak, DLP teknolojileri, siber tehditlerin sürekli arttığı bir dünyada, veri güvenliği ve düzenleyici uyumluluk için vazgeçilmezdir. Gelecekte yapay zeka ve bulut teknolojileriyle daha da gelişmesi beklenen bu çözümler, işletmelerin veri koruma süreçlerini optimize etmeye devam edecektir.
Yemek Sepeti Elektronik İletişim Perakende Gıda Lojistik AŞ veri ihlal bildirimi hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 23/12/2021 tarih ve 2021/1324 sayılı Karar Özeti
Yemek Sepeti Elektronik İletişim Perakende Gıda Lojistik AŞ veri ihlal bildirimi hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 23/12/2021 tarih ve 2021/1324 sayılı Karar Özeti
Veri ihlal bildiriminin Kurumun yetki ve görev alanı çerçevesinde incelenmesi neticesinde; Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 23/12/2021 tarih ve 2021/1324 sayılı Kararı ile;
Manyetik bant depolama sistemleri, manyetik banttan veri okuyan ve manyetik banttan veri yazan bir aygıt olan bir bant sürücüsü kullanır. Manyetik bant sürücüsü, verileri depolamak amacıyla manyetik bant üzerindeki küçük bölgeleri manyetize eden okuma/yazma kafası kullanır. Bant, koruyucu bir kartuş içine alınmış makaraya sarılır. Kartuşlar daha sonra, birden fazla tape kartuşunu tutan ve gerektiğinde bunları otomatik olarak yükleyip çıkarabilen bir aygıt olan tape kitaplığında (Tape Library) saklanır.
Linear Tape-Open (LTO), Digital Audio Tape (DAT) ve Advanced Intelligent Tape (AIT) dahil olmak üzere farklı türde tape depolama çözümleri vardır. LTO, en yaygın kullanılan tape depolama biçimlerinden biridir. Yüksek kapasitesi ve yüksek veri aktarım hızları ile bilinir. DAT, ses ve video kaydı için popüler bir tape depolama biçimidir, AIT ise yüksek depolama yoğunluğu ve hızlı veri aktarım hızlarıyla bilinir.
Tape depolama sistemleri, yüksek güvenilirlikleri ve uzun ömürleri ile bilinir. Veriler fiziksel bir ortamda depolandığından ve bit bozulmasına veya diğer veri bozulması türlerine karşı daha az hassas olduklarından, elektrik kesintileri veya diğer beklenmedik olaylar nedeniyle veri bozulmasına ve veri kaybına karşı daha güvenlidir.
Bununla birlikte tape depolamanın, disk tabanlı depolamaya kıyasla kendi sınırlamaları vardır. Tape depolama sistemlerinin verilere erişmesi daha yavaştır ve veri alma işlemi daha uzun sürer. Tape depolama, verilere gerçek zamanlı veya gerçek zamana yakın erişim gerektiren uygulamalar için pek uygun değildir. Her biri kendine özgü özelliklere sahip birkaç tür tape depolama formatı vardır. En yaygın tape depolama biçimlerinden bazıları şunlardır:
Linear Tape-Open (LTO): LTO, en yaygın kullanılan tape depolama biçimlerinden biridir. Yüksek kapasitesi ve veri aktarım hızları en çok tercih edilen türdür. LTO tape kartuşları, 15 TB’a kadar sıkıştırılmamış veri ve 30 TB’a kadar sıkıştırılmış veri depolayabilir. 360 MB/sn’ye varan veri aktarım hızları sunar. LTO teknolojisi, aralarında IBM, HP ve Quantum’un da bulunduğu birçok büyük üretici tarafından üretilmektedir.
Digital Audio Tape (DAT): DAT, ses ve video kaydı için popüler bir bant depolama biçimidir. DAT tapeler 36 GB’a kadar kapasiteye sahiptir ve 3,3 MB/sn’ye kadar veri aktarım hızları sunar. DAT kasetleri, yüksek kaliteli ses ve video kayıtlarına izin veren bir sarmal tarama kayıt yöntemi kullanır.
Advanced Intelligent Tape (AIT): AIT, yüksek depolama yoğunluğu ve hızlı veri aktarım hızlarıyla bilinir. AIT bantları 100 GB’a kadar sıkıştırılmamış veri depolayabilir ve 12 MB/sn’ye kadar veri aktarım hızları sunar. AIT bantları sarmal taramalı bir kayıt yöntemi kullanır ve daha yüksek depolama yoğunluklarına izin veren benzersiz bir bant kafası teknolojisi kullanır.
Travan: Travan, 3M şirketi tarafından geliştirilmiş bir tape depolama biçimidir. Travan tapeler, 20 GB’a kadar sıkıştırılmamış veri ve 40 GB’a kadar sıkıştırılmış veri depolayabilir. 1,6 MB/sn’ye varan veri aktarım hızları sunar. Travan bantları doğrusal bir kayıt yöntemi kullanır ve genellikle yedekleme ve arşivleme için kullanılır.
DLT (Digital Linear Tape): DLT, Digital Equipment Corporation (DEC) tarafından geliştirilen bir tape depolama biçimidir ve 1990’ların sonu ve 2000’lerin başında çok popülerdi. DLT tapeler, 40 GB’a kadar sıkıştırılmamış veri ve 80 GB’a kadar sıkıştırılmış veri depolayabilir. 7 MB/sn’ye varan veri aktarım hızları sunar. DLT bantları doğrusal bir kayıt yöntemi kullanır ve genellikle yedekleme ve arşivleme için kullanılır.
Özetle, her tape depolama biçiminin kendine özgü özellikleri vardır ve bunlar farklı kullanım durumlarına göre uyarlanmıştır. LTO, büyük ölçekli veri yedekleme ve arşivleme için iyi bir seçimdir, DAT ise ses ve video kaydı için daha iyidir. AIT, yüksek depolama yoğunluğu ve hızlı veri aktarım hızlarıyla tanınır. Travan ise küçük ölçekli yedekleme ve arşivleme için iyi bir seçimdir. DLT, orta ölçekli yedekleme ve arşivleme için iyi bir seçimdir. Depolama kapasitesi, veri aktarım hızı ve maliyet gibi faktörlere bağlı olarak, özel kullanım durumunuz için doğru tape formatını seçmek önemlidir.
Birkaç tape depolama birimi üreticisi vardır, en popülerlerinden bazıları şunlardır:
IBM: IBM, uzun yıllardır bant depolama pazarında önemli bir oyuncu olmuştur. LTO (Lineer Bant Açık) sürücüleri ve IBM TS1140 sürücüsü dahil olmak üzere çok çeşitli bant depolama çözümleri sunmaktadır. Ayrıca veri güvenliğini ve depolama verimliliğini artırmak için şifreleme ve sıkıştırma gibi gelişmiş özellikler sunarlar.
HPE: HPE, LTO ve tape kitaplıkları dahil olmak üzere bir çok tape depolama çözümü sağlar. Ayrıca veri güvenliğini ve depolama verimliliğini artırmak için şifreleme ve sıkıştırma gibi özellikler sunarlar.
Quantum: Quantum, tape depolama pazarındaki diğer büyük bir oyuncudur; tape drive, tape library (kütüphane), Scalar gibi çözümler sunar.
Sony: Sony, yüksek depolama yoğunlukları ve hızlı veri aktarım hızlarıyla bilinen AIT (Advanced Intelligent Tape) sürücüsü ve kitaplığı gibi çözümler sunar.
Tandberg Data: Tandberg Data, LTO ve VXA tape sürücüleri gibi çeşitli tape sürücüleri, kitaplıklar ve çözümler sunar.
Bu üreticilerin her biri, tape depolama çözümlerinde farklı teknolojiler kullanır. LTO (Linear Tape-Open), yaygın olarak kullanılan bir tape teknolojisidir; IBM, HPE, Quantum ve diğerleri gibi birçok üretici tarafından kulanılan bir standarttır. Sony, AIT (Gelişmiş Akıllı Bant) teknolojisini kullanırken Tandberg Data, VXA (Vektör Bant formatı) teknolojisini kullanır.
Bu teknolojiler arasındaki temel fark, bantların depolama kapasitesi, veri aktarım hızı ve maliyetidir. LTO bantları en yüksek depolama kapasitesine ve veri aktarım hızına sahipken, AIT ve VXA daha düşük depolama kapasitesine ve veri aktarım hızına sahiptir. LTO bantları ayrıca AIT ve VXA bantlarına kıyasla daha ucuzdur.
Dikkate alınması gereken bir başka husus da tape depolama sistemlerinin maliyetidir. Bir tape depolama sisteminin ilk maliyeti diğer depolama çözümlerinden daha düşük olsa da, sistemin bakım ve yükseltme maliyeti zamanla artabilir. Tapelerin sınırlı bir ömrü vardır ve periyodik olarak değiştirilmeleri gerekir. Tape sürücülerinin ve kitaplıklarının düzgün çalışmasını sağlamak için düzenli temizlik ve bakımlarının zamanında yapılması gerekir. Ek olarak, teknoloji ilerledikçe, eski tapeler geçerliliğini yitirebilir ve daha yenileri ile değiştirilmeleri gerekebilir, bu da bir tape depolama sisteminin bakım maliyetini artırabilir.
Dikkate alınması gereken başka bir şey de tape depolamanın güvenliğidir. Bantlar fiziksel medyadır ve kaybolabilir, çalınabilir veya hasar görebilir. Bu da veri kaybına veya veri ihlallerine yol açabilir. Bantları ve içerdikleri verileri korumak için uygun güvenlik önlemlerinin alınması önemlidir. Bu önlemler, kilitli saklama dolapları gibi fiziksel güvenlik önlemlerinin yanı sıra şifreleme ve diğer veri koruma teknolojilerini içerebilir.
Son olarak, teyp depolamanın yedekleme ve arşivleme için tek çözüm olmadığını, bulut depolama, disk tabanlı depolama gibi başka çözümlerin de olduğunu belirtmekte fayda var. Bu çözümlerin her birinin kendi avantajları ve dezavantajları vardır ve en iyi çözüme karar vermeden önce kurumunuzun gereksinimlerini o ölçüde değerlendirmek önemlidir.
Tape depolama, uzun vadeli veri arşivleme, yedekleme ve felaket kurtarma için uygun maliyetli ve güvenilir bir çözümdür. Bununla birlikte, donanım arızası veya eskime olasılığı, bir felaket durumunda verileri geri yüklemek için gereken süre, gerçek zamanlı veri erişimi için uygun olmaması ve maliyeti dahil olmak üzere kendi sınırlamaları vardır (sistemin bakımı ve yükseltilmesi gibi). Bir teyp depolama çözümünü uygularken bu sınırlamaları göz önünde bulundurmak, buna göre plan yapmak ve piyasada bulunan diğer çözümleri değerlendirmek önemlidir. Verilerin ve tapelerin güvenliği en yüksek önceliğe sahip olmalıdır.
SSD‘ler, verileri 4 ila 16 kiB’lik sayfalar halinde, genel olarak 128 ila 512 sayfalık bloklar halinde gruplandırılmış Nand bellek hücrelerinde depolar. Trim ise, SSD’ler üretildikten kısa bir süre sonra veri okuma/yazma hızlarının arttırılması amacıyla geliştirildi ve tanıtıldı. Trim, veri bloklarından hangisine artık ihtiyaç duyulmadığını ve silinebileceğini, yeniden yazmak için boş olarak işaretlendiğini söyleyebileceği bir teknoloji üzerine geliştirilmiştir. İşletim sistemi yüklü bir sistemde, taşımak veya silmek istediğiniz verilerin tam olarak nerede depolandığını bilmesine yardımcı olan bir komuttur. Bilgisayar kullanıcısı veya işletim sistemi tarafından bir silme komutu gönderildiğinde trim komutu, dosyaların depolandığı sayfaları veya blokları imha etmek üzere tasarlanmıştır. Aksi takdirde katı hal sürücü (Solid State Drive), bir veri bloğuna başka bir veri yazılması gerektiğinde öncelikle o bloğu silmesi gerekecek ve ardından yeni veriyi yazacaktır. Bu da diskin performansında gözle görülür bir düşüşe sebep olacaktır.
SSD’ler, piyasada yaygın olarak bilgisayarlarda ve cep telefonlarının belleklerinde kullanılmaktadır. Cep telefonlarından ve ssd’lerden formatlandıktan sonra verilerin kurtulma ihtimali, mekanik disklere (Hard Drive Disk) oranla çok düşüktür. Bunun sebebi bu cihazlarda kullanılan belleklerin katı hal diski (solid state disk) olmasıdır. Yüksek hızda veri okuma ve yazma yapılabilmesi için trim teknolojisi geliştirildiğinden bahsetmiştik. Trim teknolojisi kullanılan bir bellekte veriler, mekanik disklerden farklı olarak imha edilir. Bu veriler imha edildiğinden dolayı hdd (hard drive disk)‘lere oranla verilerin kurtarılma ihtimali maksimum %10-20 oranındadır. Diskinizi veya telefonunuzu formatladıktan veya bir veriyi sildikten sonra, şayet sildiğiniz veya formatladığınız veriye ihtiyacınız olduğunu düşünürseniz derhal sistemin enerjisini kesmeniz gerekir. Aksi takdirde trim devreye girer ve verilerinizi kalıcı olarak imha eder.
SSD’nizde TRIM özelliğinin olup olmadığı nasıl anlaşılır?
Terminal veya diğer adıyla komut satırına; fsutil behavior query DisableDeleteNotify yazarak TRIM özelliğinin açık olup olmadığını görebilirsiniz.
Yaptığınız sorgu sonucunda sisteminiz size iki ihtimalli bir sonuç döndürecektir;
fsutil behavior set DisableDeleteNotify 0 olarak bir döngü aldıysanız, SSD’nizin TRIM özelliği etkin demektir. Şayet istediğiniz şey bu ise başka bir işlem yapmanıza gerek yok demektir.
fsutil behavior set DisableDeleteNotify 1 olarak bir döngü aldıysanız, SSD’nizin TRIM özelliği etkin değil demektir. SSD’nizi TRIM özelliği olmadan kullanmak istiyorsanız her hangi bir işlem yapmanıza gerek yoktur.
Bundan sonraki işlemler için terminalinizi kullandığınız işletim sistemine bağlı olarak “”root veya yönetici”” yetkileri ile çalıştırmanız gerekecektir.
SSD’nin TRIM Özelliğini Etkinleştirme
TRIM komutunun en büyük avantajı, SSD’nin çalışma hızında gözle görülür bir artış sağlamaktır. Bunun yanı sıra diskin daha uzun süre aynı performansta çalışmasını sağlamaktadır. Diskin performansı artmakla birlikte, veri kurtarma söz konusu olduğunda maalesef aynı performansı göstermemektedir. TRIM aktif olan bir cihazda veri kurtarma olasılığı çok düşüktür. Dolayısı ile TRIM özelliğini etkinleştirmeden önce karar vermeniz gereken bir konu var. Hıza mı ihtiyacınız var, yoksa olası bir veri kaybında dosyalarınızın kurtarılabilirliğine mi ihtiyacınız var? Şayet cevabınızı verdiyseniz, bundan sonrası kararınızı uygulayacağınız adımlar olacak.
TRIM komutunu aktif etmek için, komut satırına; fsutil behavior set DisableDeleteNotify 0 yazdıktan sonra, bir alt satırda DisableDeleteNotify = 0 yanıtı aldıysanız SSD’nizin TRIM özelliği aktif edilmiş demektir.
SSD’nin TRIM Özelliğini Kapatma
TRIM komutunu devre dışı bırakmak için, komut satırına;** fsutil behavior set DisableDeleteNotify 1** yazıp terminal ekranında DisableDeleteNotify = 1 cevabını aldıysanız SSD’nizin TRIM özelliği devre dışı bırakılmış demektir.
Bundan sonra hız kayıpları yaşayabilirsiniz fakat olası veri kayıplarında, verilerinizin kurtarılma ihtimalini arttırmış olacaksınız. Yukarıda bahsettiğim gibi seçiminizi yaparken hız veya kurtarılabilir veri konusunda kendiniz için en doğru kararı vermeniz gerekiyor.
dip not:
Android 7. ve üzerinde tasarruf modu vardır. Tasarruf modunu sürekli aktif tutarsanız +70 pil gücü olmadan kalıcı silme yapmaz… Bu tarz bir durumla karşılaştığınızda, mümkün olan en kısa sürede bir uzmanla görüşmeniz verilerinize sağlıklı bir şekilde ulaşmanızı sağlayacaktır.
Güvenli veri silme, bir bilgi teknolojileri sürecidir ve genellikle bilgisayar sistemlerinde veya depolama aygıtlarında bulunan verilerin kalıcı olarak silinmesini sağlar. Bu işlem, verilerin istem dışı erişime karşı korunmasını ve bilgi güvenliğini sağlamak için önemlidir.
Güvenli veri silme, bilgisayar sistemlerinde ve depolama aygıtlarında geriye kalan dijital kırıntıları temizlemek için özel algoritmalar kullanır. Bu algoritmalar, depolama cihazlarında bulunan verileri tamamen silmek ve geri dönüşü olmayacak şekilde üzerine yazmak için tasarlanmıştır.
Bu yöntem, eski verilerin üzerine rasgele verilerle defalarca yazma işlemidir. Bu, depolama alanındaki eski bilgilerin kurtarılmasını neredeyse imkansız hale getirir. Veri üzerine yazma işlemi genellikle birden fazla geçişle yapılır; örneğin, Amerikan Savunma Bakanlığı’nın önerdiği DoD (Department of Defense) standartlarına göre 7 geçişli bir yazma işlemi uygulanabilir.
Fiziksel depolama cihazlarında, özellikle SSD’lerde, donanım tabanlı güvenli silme cihazları kullanılabilir. Bu cihazlar, depolama medyasındaki verileri güvenli bir şekilde silebilmek için özel tasarlanmıştır.
Eski depolama cihazlarını fiziksel olarak tahrip etmek (örneğin, manyetik diskleri kırmak veya yakmak), verilerin güvenli bir şekilde silinmesini sağlayabilir. Ancak, bu yöntem pratik olmayabilir ve çevresel etkileri göz önünde bulundurulmalıdır.
Veri silme işlemi öncesinde, hangi verilerin silineceği belirlenir. Hassas veya kişisel veriler öncelikli olarak sınıflandırılır ve bu verilere özel bir yaklaşım belirlenir.
Kuruluşlar, güvenli veri silme politikalarını belirleyerek, hangi verilerin ne şekilde silineceğini ve ne tür güvenlik önlemlerinin alınacağını belirler.
Silme işlemi için uygun güvenli silme algoritmaları seçilir. Bu algoritmalar, verileri kalıcı olarak silmek ve geri dönüşü olmayacak şekilde korumak amacıyla kullanılır.
Silme işlemi tamamlandıktan sonra, doğrulama adımı yapılır. Verilerin başarıyla silindiğinden emin olmak için bu adım önemlidir. Gerektiğinde, denetimler ve denetim izleri oluşturularak süreç belgelenir.
Veri silme işlemleri, kişisel veri koruma yasalarına uygunluk sağlar ve kuruluşları yasal sorumluluklarına yerine getirme konusunda destekler.
Güvenli veri silme, gereksiz depolama alanını temizler ve kaynakları daha etkili bir şekilde kullanmaya yardımcı olur.
Bu süreç, verilerin istenmeyen kişilerin eline geçmesini engeller, böylece bilgi güvenliğini sağlar.
Veri güvenliği uygulamalarına riayet etmek, müşteri güvenini artırır ve kuruluşun itibarını korur.
Veri üzerine yazma, güvenli veri silme süreçlerinde kullanılan bir yöntemdir ve farklı çeşitleri bulunabilir. Bu çeşitler, üzerine yazma işleminin kaç geçişle gerçekleştiğine ve kullanılan veri desenine göre değişebilir. Veri üzerine yazmanın bazı yaygın çeşitleri:
Her biri kendi avantajları ve dezavantajları olan bu çeşitler, kullanıcıların ve organizasyonların güvenli veri silme politikalarını belirlerken dikkate almaları gereken faktörleri temsil eder. Özellikle hassas verilerin bulunduğu durumlarda, daha fazla geçiş içeren ve daha güçlü veri desenleri kullanılan yöntemler tercih edilebilir.
Güvenli veri silme, bilgi güvenliği stratejilerinin önemli bir parçasıdır ve kullanıcıların veya kuruluşların verilerini korumak için etkili bir yol sunar. Bu süreç, sadece hassas verilerin korunmasına yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda yasal uyumluluğu sağlama ve gereksiz depolama alanını optimize etme gibi avantajlar da sunar. Güvenli veri silme, bilişim güvenliği stratejilerinin temel bir bileşeni olarak değerlendirilmelidir. Bu, veri yönetimi süreçlerini optimize ederken aynı zamanda bilgi güvenliği standartlarını ve yasal düzenlemelere uyumu da sağlar.
SQL Server 2005’te karşılaştığınız “Microsoft SQL Server, Error: 945” hatası, veritabanının dosyalarının diskte yeterli boş alan olmadığından kaynaklandığını gösterir. Bu durumda, aşağıdaki adımları deneyebilirsiniz:
SSMS’de sağ tıklayarak “Tasks” ve ardından “Bring Online” seçeneğini kullanın.
DBCC CHECKDB('TESTDB') WITH ALL_ERRORMSGS;
Bu sorgu, veritabanındaki bütünlük sorunlarını kontrol edecektir.
Eğer yukarıdaki adımlar sorunu çözmezse, daha fazla ayrıntı için olay günlüklerini kontrol etmeye devam edin ve gerekirse SQL Server topluluğu veya destek kaynaklarından yardım almak faydalı olacaktır.
Fortinet şirketi, FortiOS VPN sisteminde yeni bir kritik güvenlik açığına dair bir uyarı yayımladı. Bu açığın, şu anda hacker saldırılarında kullanılıyor olabileceği düşünülmektedir.
CVE-2024-21762 (FG-IR-24-015) olarak adlandırılan bu güvenlik açığı, FortiOS’ta buffer overflow (tampon taşması) sorunu olarak tanımlanmaktadır ve kimlik doğrulama yapmamış saldırganlara özel olarak hazırlanan istekler aracılığıyla uzaktan kod yürütme (RCE) gerçekleştirmelerine izin vermektedir. Bu zafiyet, CVSS skalasında 9.6 puanla değerlendirilmektedir.
Şirket, tehdidi ortadan kaldırmak için sistemi güncelleme önerisinde bulunarak şu önerilere yer vermiştir:
Anında güncelleme yapılamıyorsa, riskleri azaltmak için geçici olarak FortiOS cihazlarındaki SSL VPN’yi devre dışı bırakmak önerilir.
Fortinet’in resmi açıklaması, zafiyetin nasıl sömürüldüğü veya kim tarafından keşfedildiği hakkında detay içermemektedir.
Bu zafiyet, CVE-2024-23108 ve CVE-2024-23109 dahil diğer kritik güvenlik açıklarıyla birlikte ortaya çıktı, ancak yalnızca CVE-2024-21762’nin aktif olarak kötü niyetli kişiler tarafından kullanıldığı düşünülmektedir.
Daha önce Fortinet, Çin devlet hacker’ları olarak bilinen Volt Typhoon’un, FortiOS zafiyetlerini kullanarak COATHANGER adlı özel bir kötü amaçlı yazılımı dağıtmak için kullandığını rapor etmişti. Bu saldırılarla, saldırganlar Hollanda ordusunun ağını başarıyla hedef aldılar.
CVE-2024-21762’nin ciddiyetinin yanı sıra diğer güvenlik açıklarının varlığı göz önüne alındığında, şirket cihazları mümkün olan en kısa sürede güncellemeyi kesinlikle önermektedir.
Mobil cihazlarda parola koruması, dijital verilerin güvenliğini sağlamak için kullanılan kritik bir güvenlik önlemidir. Matematiksel algoritmalar kullanılarak bilgiler şifrelenir ve bu sayede yetkisiz erişimlere karşı koruma sağlanır. Cep telefonları, kişisel ve hassas bilgilerin bulunduğu cihazlar olduğu için bu verilerin güvenliği büyük önem taşır.
AES, cep telefonları gibi cihazlarda genellikle kullanılan simetrik şifreleme algoritmalarından biridir. Bu algoritma, aynı anahtarın hem şifreleme hem de şifre çözme işlemlerinde kullanılmasına dayanır. Mobil cihazlarda kullanıcı verilerini korumak için genellikle AES algoritması tercih edilir. Veri şifreleme ve çözme süreçlerinde yüksek hız ve güvenlik sağlamak amacıyla kullanıcı tarafından belirlenen bir anahtar kullanılır.
Cep telefonlarındaki şifreleme yöntemleri arasında yer alan bir diğer önemli algoritma ise RSA’dır. RSA, açık anahtarlı bir şifreleme sistemidir. Bu sistemde her kullanıcı, bir çift anahtar oluşturur: açık anahtar (public key) ve özel anahtar (private key). Açık anahtar, veriyi şifrelemek için kullanılırken, özel anahtar, şifrelenmiş veriyi çözmek için kullanılır. Bu yöntem, güvenli iletişimde ve dijital imzalarda sıklıkla kullanılır.
Cep telefonlarındaki şifreleme yöntemleri, kullanıcı verilerini korumak ve yetkisiz erişimlere karşı önlem almak için gelişmiş matematiksel algoritmaları içerir. Simetrik şifreleme (AES) ve açık anahtarlı şifreleme (RSA) gibi yöntemler, kullanıcı bilgilerini güvenli bir şekilde koruyarak gizliliği sağlar. Bu teknik güvenlik önlemleri, dijital dünyada kişisel ve hassas bilgilerin güvenliğini temin etmek adına kritik bir rol oynar.
Cep telefonlarındaki parola ve desen kilidi güvenlik önlemleri, kullanıcıların cihazlarına sadece yetkili erişim sağlamak ve kişisel bilgilerini korumak amacıyla tasarlanmış kritik güvenlik katmanlarıdır. Aşağıda, parola ve desen kilidi güvenliği ile ilgili daha fazla teknik detay verilmiştir:
Güçlü parolalar, cihazlardaki verilerin korunması için temel bir önlemdir. Güvenli parolalar genellikle uzun, karmaşık ve öngörülemeyen karakter dizilerinden oluşur. Bununla birlikte, modern şifreleme algoritmaları, brute-force saldırılarına karşı dirençli olacak şekilde tasarlanmıştır.
Parola Karmaşıklığı: Güçlü parolaların karmaşıklığı, büyük ve küçük harfleri, sayıları ve özel karakterleri içermeleriyle artar. Ayrıca, belirli bir süre sonra değiştirilmesi önerilen parola politikaları da güvenliği sağlamak adına kullanılabilir.
Tek Kullanımlık Parolalar (OTP): Daha ileri seviye güvenlik için, tek kullanımlık parolalar (OTP) kullanılabilir. OTP’ler, her oturumda veya belirli bir süre zarfında geçerli olan tek kullanımlık kodlardır. Bu, hesap güvenliğini artırır, çünkü bir saldırganın geçmişte ele geçirdiği parolayı kullanma olasılığını azaltır.
Desen kilidi, kullanıcıların cihazlarına bir desen çizerek erişim sağlamalarını sağlayan bir güvenlik yöntemidir. Ancak, desen kilidinin karmaşıklığı, güvenlik seviyesini belirleyen önemli bir faktördür.
Karmaşık Desenler: Güvenli desen kilidinin karmaşıklığı, desenin çizildiği noktaların sayısı ve sıralaması ile belirlenir. Karmaşık ve öngörülemeyen desenler, güvenlik seviyesini artırır ve brute-force saldırılarına karşı dayanıklılığı sağlar.
Biyometrik Tanıma: Cihazlardaki gelişmiş güvenlikte biyometrik tanıma sistemleri de kullanılır. Parmak izi ve yüz tanıma gibi özellikler, kullanıcının fiziksel özelliklerini kullanarak güvenlik seviyesini artırır.
Parola atlatma, adli bilişim ve veri kurtarma çalışmalarında kritik rol oynayan teknik bir beceridir. Veri kurtarma laboratuarlarının, adli bilişim laboratuarlarının ve kolluk kuvvetlerinin şifrelenmiş cihazlardaki verilere erişme sürecini içerir. Bu süreç, DrDisk Lab’ın uzman ekipleri tarafından yürütülmektedir ve veri kurtarma ve adli bilişim çalışmalarında kritik öneme sahip bir aşamadır. Aşağıda, parola atlatma ve olay incelemesinin teknik detaylarına dair bilgiler bulunmaktadır:
Parola Atlatma Teknikleri:
1- Brute-Force Saldırıları:
2- Saldırı Vektörleri ve Zayıflıkların Analizi:
3- Kriptoanalitik Yöntemler:
Olay İncelemesindeki Önemi:
1- Dijital Delillerin Elde Edilmesi:
2- Vaka Mahallindeki Diğer Delillerle Entegrasyon:
Parola atlatma, adli bilişimdeki gelişmiş tekniklerle birleştiğinde kritik bir öneme sahip olur. Gelişmiş algoritmalar ve teknik yöntemler, cihazlardaki şifreleri çözmek ve kullanıcılara erişimlerini geri kazanmalarına yardımcı olmak için kullanılır. Bu, özellikle cihazlardaki verilerin güvenliğini sağlamak adına önemli bir hizmet sunmaktadır.
rola atlatması veya parola kırma işlemi gerçekleştirilebilen cihazların listesine erişmek için
Cryptolocker, dosyaları şifreleyen ve kurtarma için fidye talep eden son derece tehlikeli bir fidye yazılımıdır. Bu rehber, Cryptolocker virüsüne karşı korunmak ve saldırı durumunda nasıl müdahale edileceğini detaylandırmaktadır.
Sosyal Mühendislik Saldırılarından Haberdar Olun: Sosyal mühendislik, insanları kandırarak kişisel bilgilerini veya hassas verilerini ifşa etmelerini sağlayan bir siber saldırı türüdür. Kimlik avı e-postaları, sahte web siteleri ve telefon dolandırıcılıkları yaygın sosyal mühendislik saldırıları arasındadır. Bu tür saldırılara karşı dikkatli olun, şüpheli görünen e-postalara veya web sitelerine tıklamayın ve kişisel bilgilerinizi asla telefonla veya internette kim olduğunuzu bilmediğiniz kişilere vermeyin.
Yazılımlarınızı Güncel Tutun: İşletim sisteminiz, tüm uygulamalarınız ve antivirüs yazılımınız dahil olmak üzere tüm yazılımlarınızı güncel tutun. Yazılım güncellemeleri genellikle güvenlik açıklarını ve hataları düzeltir ve sisteminizi daha az savunmasız hale getirir.
Bilgisayarınızı Gözetimsiz Bırakmayın: Bilgisayarınızı asla gözetimsiz bırakmayın, özellikle de bir oturum açtıysanız. Bilgisayardan ayrılırken her zaman oturumu kapatın ve şifrenizi girmeden asla geri dönmeyin.
Mobil Cihazlarınızı Güvende Tutun: Akıllı telefon ve tabletleriniz gibi mobil cihazlarınızı da fidye yazılımlarına karşı korumayı unutmayın. Bu cihazlar için güvenlik yazılımı yükleyin, güçlü parolalar kullanın ve yalnızca resmi uygulama mağazalarından uygulama indirin.
Şüpheli Aktiviteleri Bildirin: Bilgisayarınızda veya ağınızda şüpheli bir aktivite fark ederseniz, derhal yetkililere bildirin. Bu, virüsün yayılmasını önlemeye ve hızlı müdahale için yardımcı olacaktır.
Verilerinizi Yedekleyin: Verilerinizin düzenli yedeklerini alarak, bir saldırı durumunda dosyalarınızı kurtarma şansınızı artırabilirsiniz. Yedeklerinizi çevrimdışı bir ortamda saklamayı unutmayın, böylece virüs tarafından şifrelenemezler.
Bilinçli Olun ve Kendinizi Güncel Tutun: Siber tehditlerle ilgili en son bilgilerden haberdar olmak için siber güvenlik haberlerini ve bloglarını takip edin. Bu, yeni tehditlere karşı hazırlıklı olmanıza ve kendinizi ve sisteminizi korumak için gerekli adımları atmanıza yardımcı olacaktır.
Cryptolocker virüsü ve diğer fidye yazılımları, günümüzde en yaygın siber tehditlerden biridir. Bu rehberde sunulan önlem ve müdahale planları, kullanıcıların ve kuruluşların bu tehdide karşı korunmasına ve saldırı durumunda hızlı ve etkili bir şekilde müdahale etmesine yardımcı olmayı amaçlamaktadır.
Unutmayın: Siber güvenlik, sürekli bir süreçtir. Bu rehberdeki adımları takip etmek ve güncel kalmak, bilgisayar sistemlerinizi ve verilerinizi korumak için en iyi yoldur.
Linux işletim sistemlerinde ağ trafiğini yönetmek ve siber tehditlere karşı koruma sağlamak için IPTABLES’ı kullanarak güvenlik duvarı kuralları yazma adımlarını detaylı bir şekilde ele alıyoruz. Temel ve ileri düzey kural oluşturma, örnek senaryolar, ayarları kaydetme ve ipuçları dahil olmak üzere kapsamlı bilgiler sunmayı amaçlıyoruz.
Güvenlik duvarları, siber saldırılara karşı kritik bir savunma hattı oluşturarak ağ trafiğini filtrelemek ve kontrol etmek için kullanılır. Linux sistemlerinde, IPTABLES, bu amaçla yaygın olarak kullanılan güçlü bir araçtır. Bu yazı, IPTABLES’ı kullanarak temel ve ileri düzey güvenlik duvarı kuralları yazmayı öğrenmenize ve uygulamanıza yardımcı olacaktır.
Her IPTABLES kuralı, aşağıdaki dört temel öğeden oluşur:
1- Komut Seçimi:
İzin vermek için iptables -A
Engellemek için iptables -D
kullanılır.
2- Zincir (Chain) Belirleme:
Gelen paketler için INPUT
Giden paketler için OUTPUT
Yönlendirilen paketler için FORWARD
3- Kriter Belirleme:
Örneğin, belirli bir IP adresinden gelen trafik için -s 192.168.1.1
Belirli bir port için --dport 22
4- Eylem Belirleme:
Kabul etmek için ACCEPT
Reddetmek için DROP
Başka bir zincire yönlendirmek için JUMP
iptables -A INPUT -s 192.168.1.1 -j DROP
Bu kural, 192.168.1.1
adresinden gelen tüm trafiği engeller.
iptables -A INPUT -p tcp --dport 80 -j ACCEPT
Bu kural, TCP üzerinden port 80’e gelen trafiği kabul eder.
iptables -A OUTPUT -j ACCEPT
Bu kural, tüm giden trafiği kabul eder.
1- Tüm Gelen Bağlantıları Reddet:
sudo iptables -P INPUT DROP sudo iptables -P FORWARD DROP
2- HTTP ve HTTPS Portlarına İzin Ver:
sudo iptables -A INPUT -p tcp --dport 80 -j ACCEPT
sudo iptables -A INPUT -p tcp --dport 443 -j ACCEPT
3- SSH ve FTP için Belirli IP’lerden Erişime İzin Ver
# SSH için
sudo iptables -A INPUT -p tcp -s 192.168.1.100 --dport 22 -j ACCEPT
sudo iptables -A INPUT -p tcp -s 10.0.0.5 --dport 22 -j ACCEPT
# FTP için
sudo iptables -A INPUT -p tcp -s 192.168.1.100 --dport 21 -j ACCEPT
sudo iptables -A INPUT -p tcp -s 10.0.0.5 --dport 21 -j ACCEPT
4- Yerel Ağdan Tüm Trafiklere İzin Ver:
sudo iptables -A INPUT -i lo -j ACCEPT
sudo iptables -A INPUT -m conntrack --ctstate ESTABLISHED,RELATED -j ACCEPT
5- Ayarları Kaydet ve Yeniden Başlatma Yönetimi:
sudo iptables-save > /etc/iptables/rules.v4
Bu komut, kuralların yeniden başlatmalarda uygulanmasını sağlar.
6- Spesifik Kurallar Ekleme: Özel durumlar için kurallar ekleyebilirsiniz. Örneğin, belirli bir IP adresinden gelen veya giden trafiğe izin vermek veya engellemek isteyebilirsiniz.
# Belirli bir IP adresinden gelen SSH trafiğine izin ver
sudo iptables -A INPUT -p tcp -s 192.168.1.100 --dport 22 -j ACCEPT
# Tüm ICMP (ping) isteklerini reddet
sudo iptables -A INPUT -p icmp -j DROP
7- Lojistik Ayarları Yapma: Yerel ağ trafiklerini kabul etmek ve mevcut bağlantılara izin vermek için:
sudo iptables -A INPUT -i lo -j ACCEPT
sudo iptables -A INPUT -m conntrack --ctstate ESTABLISHED,RELATED -j ACCEPT
8- Kuralları Test Etme: Yeni eklenen kuralların beklenildiği gibi çalıştığından emin olmak için test edin. iptables -L -v
komutunu kullanarak mevcut kuralları ve istatistikleri gözden geçirebilirsiniz.
IPTABLES, daha karmaşık ağ filtreleme senaryoları oluşturmak için çeşitli gelişmiş seçenekler sunar:
nf_nat
modülü, NAT (Network Address Translation) gibi gelişmiş yönlendirme teknikleri sağlar.IPTABLES kuralları, sunucunuzun güvenliğini artırırken, belirli kaynaklardan sadece belirli hizmetlere erişim sağlamaya yardımcı olur. Bu kuralları uygulamadan önce, daha fazla bilgi edinmek ve özelleştirilmiş yapılandırmalar için güvenilir çevrimiçi kaynaklara başvurabilirsiniz.
# Fusion Pro ve VmWare Workstation Pro Ücretsiz Hale Geldi!
Broadcom, Fusion Pro ve VmWare Workstation Pro’yu Kişisel Kullanıcılar için Ücretsiz Hale Getirdi! Broadcom, Fusion ve Workstation’ın entegrasyonunu tamamladıklarını ve bu kapsamda önemli değişiklikler yapıldığını duyurdu. En önemli değişikliklerden biri, Fusion Pro ve Workstation Pro’nun iki farklı lisans modeline sahip olması. Artık Pro uygulamalar için Ücretsiz Kişisel Kullanım ve Ücretli Ticari Kullanım aboneliği seçenekleri sunuluyor. Bu sayede, Mac, Windows veya Linux bilgisayarlarında sanal laboratuvar kurmak isteyen bireysel kullanıcılar, yeni indirme portalından en son sürümü ücretsiz olarak indirebilecekler.
Ticari kullanım lisansı gerektiren kullanıcılar için ise ürün grubu teklifleri tek bir SKU (VCF-DH-PRO) haline getirildi.Bu sayede 40’tan fazla SKU ortadan kalkmış ve satın alma ve teklif süreci basitleştirilmiş oldu. Yeni Masaüstü Hypervisor uygulaması aboneliği de herhangi bir Broadcom Advantage iş ortağından temin edilebilecek.
Bu değişiklik, VMware ürünlerini kişisel kullanım için kullanmak isteyenler için harika bir haber. Fusion ve Workstation,yazılım ve IT profesyonelleri tarafından yıllardır kullanılan güçlü sanallaştırma araçlarıdır. Artık bu araçlar, kişisel projeler ve öğrenme amaçlı kullanımlar için de ücretsiz olarak erişilebilir olacak.
Bu değişikliğin, sanallaştırma teknolojisine olan ilgiyi ve benimsenmesini artıracağına inanıyorum. Kişisel kullanıcılar,Fusion ve Workstation ile sanallaştırmanın faydalarını deneyimleme ve bu araçları becerilerini geliştirmek için kullanma şansı yakalayacaklar.
Broadcom’un bu adımı, sanallaştırma alanında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilebilir. Bu sayede,sanallaştırma teknolojisi daha geniş kitlelere ulaşma ve yaygınlaşma imkanı bulacak.
Ücretsiz Kişisel Kullanım: Bireysel kullanıcılar, Fusion Pro ve Workstation Pro’yu kişisel projeler ve öğrenme amaçlı kullanımlar için ücretsiz olarak kullanabilecekler.
Ücretli Ticari Kullanım: Ticari kullanım lisansı gerektiren kullanıcılar, VCF-DH-PRO SKU’yu satın alarak abonelik hizmeti alabilecekler.
Basitleştirilmiş Satın Alma: Ürün grubu tekliflerinin tek bir SKU haline getirilmesiyle satın alma ve teklif süreci basitleştirildi.
Artırılmış Erişilebilirlik: Bu değişiklik, sanallaştırma teknolojisine olan ilgiyi ve benimsenmesini artırarak daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacak.
Broadcom’un bu adımı, sanallaştırma alanında önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Bu sayede, sanallaştırma teknolojisi daha fazla kişiye ve kuruluşa fayda sağlayabilecek.
Broadcom ile Fusion ve Workstation entegrasyonunu tamamladıkça, ürün gamımızı ve kullanıcılarımıza sunuş şeklimizi siz değerli kullanıcılarımızla paylaşmak istiyoruz. En önemli değişikliklerden biri masaüstü hypervisor ürünlerimizin lisanslama modelindedir. Bundan böyle, Fusion Pro ve Workstation Pro iki farklı lisans modeline sahip olacaktır.
Pro uygulamalarımız için artık Ücretsiz Kişisel Kullanım veya Ücretli Ticari Kullanım aboneliği sunuyoruz. Kullanıcılar ihtiyaçlarına göre ticari bir aboneliğe gerek duyup duymadıklarına kendileri karar verebilirler. Bu, Mac, Windows veya Linux bilgisayarlarında sanal laboratuvar isteyen bireysel kullanıcıların yeni indirme portalımızdan en son sürümü ücretsiz olarak kaydederek ve indirerek faydalanabilecekleri anlamına gelir.
Portalımıza adresinden ulaşabilirsiniz.
Yeni ticari modelimizde, ürün grubu tekliflerimizi ticari kullanım lisansı gerektiren kullanıcılar için tek bir SKU (VCF-DH-PRO) haline getirdik. Bu basitleştirme, 40’tan fazla diğer SKU’yu ortadan kaldırarak VMware Desktop Hypervisor uygulamaları, Fusion Pro ve Workstation Pro’nun satın alma ve teklif sürecini her zamankinden daha kolay hale getiriyor. Yeni Masaüstü Hypervisor uygulaması aboneliği herhangi bir Broadcom Advantage iş ortağından temin edilebilir.
Topluluk içinde sık sık, Workstation’ın ve daha sonra Fusion’ın son 25 yılda sağladığı muazzam değeri duyuyoruz. Workstation’ın mirası, şirketin şimdiye kadar piyasaya sürdüğü ilk ürün olan “VMware 1.0″a kadar uzanıyor. Bu ürünün piyasaya çıkış tarihi ise tesadüf eseri 15 Mayıs 1999’dur.
Geleceğe baktığımızda, yazılım ve IT profesyonelleri için birçok kariyerin inşasına katkıda bulunan vazgeçilmez ve çok yönlü sanal araç setinde yenilikçi olmaya devam etmekten heyecan duyuyoruzBold
Microsoft araştırmacıları, birden fazla ransomware operatörünün, domaine bağlı ESXi hipervizörlerinde tam yönetici izinleri elde etmek için yararlandığı bir güvenlik açığını keşfetti. ESXi hipervizörleri, ağdaki kritik sunucuları içerebilecek sanal makineleri barındırır. Bir ransomware saldırısında, bir ESXi hipervizöründe tam yönetici iznine sahip olmak, tehdit aktörünün dosya sistemini şifreleyebileceği anlamına gelir ve bu, barındırılan sunucuların çalışmasını ve işlev görmesini etkileyebilir. Ayrıca, tehdit aktörünün barındırılan sanal makinelerine erişmesine ve muhtemelen verileri dışarı çıkarmasına veya ağ içinde yatay olarak hareket etmesine olanak tanımaktadır.
CVE-2024-37085 olarak tanımlanan bu güvenlik açığı, üyelerine varsayılan olarak uygun doğrulama olmadan ESXi hipervizörüne tam yönetici erişimi verilen bir etki alanı grubunu içerir. Microsoft, bulguları VMware’e Microsoft Güvenlik Açığı Araştırmaları (MSVR) aracılığıyla koordine edilen güvenlik açığı açıklaması (CVD) yoluyla bildirdi ve VMware bir güvenlik güncellemesi yayınladı. Microsoft, ESXi sunucu yöneticilerine VMware tarafından yayınlanan güncellemeleri uygulamalarını ve blog yazımızda sağladığımız azaltma ve koruma yönergelerini takip etmelerini önerir. Bu sorunu ele almak için VMware’e iş birliği için teşekkür ederiz.
Bu blog yazısı, CVE-2024-37085’in analizini ve Microsoft tarafından güvenlik açığından yararlanarak gerçekleştirilen bir saldırının ayrıntılarını sunmaktadır. Bu araştırmayı, araştırmacılar, satıcılar ve güvenlik topluluğu arasında iş birliğinin önemini vurgulamak amacıyla paylaşıyoruz.
Microsoft güvenlik araştırmacıları, ransomware operatörleri Storm-0506, Storm-1175, Octo Tempest ve Manatee Tempest tarafından birçok saldırıda kullanılan yeni bir sonrası saldırı tekniği tespit etti. Birçok durumda, bu tekniğin kullanımı Akira ve Black Basta fidye yazılımlarının dağıtımına yol açtı. Teknik, aşağıdaki komutları çalıştırmayı ve etki alanında “ESX Admins” adlı bir grup oluşturmayı ve bir kullanıcı eklemeyi içerir:
Microsoft araştırmacıları, saldırıları ve tarif edilen davranışı araştırırken, tehdit aktörlerinin bu komutu kullanma amacının, tehdit aktörünün ESXi hipervizöründe tam yönetici erişimine yükseltmesine olanak tanıyan bir güvenlik açığından yararlanmak olduğunu keşfetti. Bu bulgu, bu yılın başlarında VMware’e bir güvenlik açığı bildirimi olarak rapor edildi.
Güvenlik açığının daha fazla analizi, bir Active Directory domaine katılan VMware ESXi hipervizörlerinin, varsayılan olarak “ESX Admins” adlı bir etki alanı grubunun herhangi bir üyesine tam yönetici erişimi verdiğini ortaya çıkardı. Bu grup, Active Directory’de yerleşik bir grup değildir ve varsayılan olarak mevcut değildir. ESXi hipervizörleri, sunucu bir domaine katıldığında böyle bir grubun varlığını doğrulamaz ve yine de bu isimle bir grubun herhangi bir üyesine tam yönetici erişimi sağlar, grup başlangıçta mevcut olmasa bile. Ayrıca, gruptaki üyelik adla belirlenir, güvenlik tanımlayıcısıyla (SID) değil.
Microsoft araştırmacıları bu güvenlik açığından yararlanmanın üç yöntemini belirledi:
ESXi hipervizörleri hedefleyen ransomware operatörleri;
Son bir yılda, ransomware aktörlerinin birkaç tıklama ile toplu şifreleme etkisini kolaylaştırmak için ESXi hipervizörlerini hedeflediğini gördük, bu da ransomware operatörlerinin hedefledikleri kuruluşlar üzerindeki etkiyi artırmak için sürekli olarak saldırı tekniklerini yenilediğini gösteriyor.
ESXi, birçok kurumsal ağda popüler bir üründür ve son yıllarda ESXi hipervizörlerinin tehdit aktörleri için tercih edilen bir hedef haline geldiğini gözlemledik. Bu hipervizörler, ransomware operatörleri Güvenlik Operasyon Merkezi’nin (SOC) radarında kalmak istiyorsa uygun hedefler olabilir, çünkü:
Karanlık webde satılan ESXi yetkisiz kabuğuna ait bir gönderinin ekran görüntüsü Şekil 1. Karanlık webde satılan ESXi yetkisiz kabuğu Storm-0506 Black Basta ransomware dağıtımı Bu yılın başlarında, Kuzey Amerika’da bir mühendislik firması, Storm-0506 tarafından Black Basta ransomware dağıtımı ile etkilendi. Bu saldırı sırasında tehdit aktörü, kuruluş içindeki ESXi hipervizörlerine yükseltilmiş ayrıcalıklar elde etmek için CVE-2024-37085 güvenlik açığını kullandı.
Tehdit aktörü, Qakbot enfeksiyonu yoluyla kuruluşa ilk erişimi elde etti, ardından etkilenen cihazlarda ayrıcalıklarını yükseltmek için bir Windows CLFS güvenlik açığını (CVE-2023-28252) kullandı. Tehdit aktörü daha sonra Cobalt Strike ve Pypykatz (Mimikatz’ın bir Python versiyonu) kullanarak iki etki alanı yöneticisinin kimlik bilgilerini çaldı ve dört etki alanı denetleyicisine yan hareketle ilerledi.
Kompromize edilmiş etki alanı denetleyicilerinde, tehdit aktörü özel araçlar ve bir SystemBC implantı kullanarak kalıcılık mekanizmaları kurdu. Aktör ayrıca, başka bir yan hareket yöntemi olarak birden fazla cihaza Uzaktan Masaüstü Protokolü (RDP) bağlantılarını brute force ile zorlamaya çalıştı ve ardından tekrar Cobalt Strike ve SystemBC kurdu. Tehdit aktörü daha sonra Microsoft Defender Antivirus’ü tespit edilmekten kaçınmak için çeşitli araçlar kullanarak karıştırmaya çalıştı.
Microsoft, tehdit aktörünün etki alanında “ESX Admins” grubunu oluşturduğunu ve yeni bir kullanıcı hesabı eklediğini gözlemledi; bu eylemlerin ardından, Microsoft, bu saldırının ESXi dosya sisteminin şifrelenmesi ve ESXi hipervizöründeki barındırılan sanal makinelerin işlevselliğini kaybetmesiyle sonuçlandığını gözlemledi. Aktör ayrıca, ESXi hipervizöründe barındırılmayan cihazları şifrelemek için PsExec kullanımı da gözlemlendi. Microsoft Defender Antivirus ve Microsoft Defender for Endpoint’deki otomatik saldırı kesintisi, Defender for Endpoint’in birleşik ajanının yüklü olduğu cihazlarda bu şifreleme girişimlerini durdurmayı başardı.
Storm-0506 tarafından bir saldırının başlangıç erişiminden ESXi güvenlik açığının istismarına ve Black Basta ransomwarenın dağıtımına ve ESXi hipervizöründeki sanal makinelerin toplu şifrelenmesine kadar birden fazla kötü niyetli eylemi takip eden saldırı zinciri diyagramı
Şekil 2. Storm-0506 saldırı zinciri
Microsoft, domaine bağlı ESXi hipervizörlerini kullanan kuruluşlara, CVE-2024-37085’i ele almak için VMware tarafından yayınlanan güvenlik güncellemesini uygulamalarını önerir. Aşağıdaki yönergeler, kuruluşların ağlarını saldırılardan korumasına da yardımcı olacaktır:
Yazılım güncellemelerini yüklemek mümkün değilse, riski azaltmak için aşağıdaki önerileri kullanabilirsiniz:
Active Directory ESX yöneticileri grubunun tam yönetici erişimi istenmiyorsa, bu davranışı şu gelişmiş ana bilgisayar ayarını kullanarak devre dışı bırakabilirsiniz:
‘Config.HostAgent.plugins.hostsvc.esxAdminsGroupAutoAdd’.
Bu nedenle, kuruluşta diğer etki alanı gruplarını yönetebilecek yüksek ayrıcalıklı hesapları koruduğunuzdan emin olmanız önerilir:
Microsoft Defender for Endpoint ESXi güvenlik açıkları ve istismarlarıyla ilişkili tehdit etkinliklerini belirlemek için aşağıdaki uyarılar kullanılabilir:
Aşağıdaki uyarılar tehdit etkinliklerini belirlemek için kullanılabilir:
Müşteriler, tehdit aktörleri ve ilgili etkinlikler hakkında güncel bilgiler almak için aşağıdaki raporlara başvurabilirler:
Ağdaki ilgili etkinlikleri belirlemek için müşteriler aşağıdaki sorguları kullanabilir:
DeviceInfo
| where OSDistribution =~ “ESXi”
| summarize arg_max(Timestamp, *) by DeviceId
IdentityDirectoryEvents
| where Timestamp >= ago(30d)
| where AdditionalFields has (‘esx admins’)
DeviceInfo
| where OSDistribution =~ “ESXi”
| summarize arg_max(Timestamp, *) by DeviceId
| join kind=inner (DeviceTvmSoftwareVulnerabilities) on DeviceId
DeviceInfo
| where OSDistribution =~ “ESXi”
| summarize arg_max(Timestamp, *) by DeviceId
| join kind=inner (DeviceTvmSecureConfigurationAssessment) on DeviceId